HPV Aşısı Türkiye’de Ulusal Bağışıklama Programına Alınmalı

Prof. Dr. Polat Dursun, HPV aşısının Türkiye’de ulusal bağışıklama programına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Polat Dursun:

“HPV aşısının Türkiye’de de ulusal bağışıklama programına dahil edilmeli”

Türk Jinekolojik Kanser Vakfı Başkanı Prof. Dr. Polat Dursun, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı açıklamada, kadın sağlığının toplumların gelişim düzeyini gösteren en önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti. Önlenebilir kanserler nedeniyle kadınların hayatlarını kaybetmesinin sadece bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda sistematik bir sorun olduğunu ifade eden Dursun, kadın kanserlerinin dünya genelinde sağlık sistemleri üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu dile getirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve DSÖ’ye bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından sağlanan GLOBOCAN 2024 verilerine göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 660 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulmakta ve bu hastalık nedeniyle yaklaşık 350 bin kadın hayatını kaybetmektedir.

Rahim ağzı kanserinin, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen ve aşı ile önlenebilen tek jinekolojik kanser olduğunu vurgulayan Dursun, “Her yıl yaklaşık 417 bin kadına rahim içi kanseri tanısı konulmakta ve bu hastalık nedeniyle yaklaşık 97 bin kadın yaşamını yitirmektedir. Obezite ve metabolik sendromun artışıyla bu kanser türünün görülme sıklığı da yükselmektedir. Erken belirtiler vermesi dolayısıyla zamanında başvuru ile yüksek oranda tedavi edilebilir” dedi. Ayrıca, dünya genelinde yaklaşık 313 bin kadına yumurtalık kanseri tanısı konulduğunu ve bu hastalık nedeniyle yaklaşık 207 bin kadının hayatını kaybettiğini aktardı.

Rahim ağzı kanserinin önlenebilir olduğunu, rahim içi kanserinin erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini ve yumurtalık kanserinin ise yüksek riskli gruplarda azaltılabileceğini belirten Prof. Dr. Dursun, “HPV aşısı, kanserden koruyan bir aşıdır ve birçok ülkede ulusal bağışıklama programlarının bir parçasıdır. Bu sayede, rahim ağzı kanseri görülme sıklığı belirgin şekilde azalmaktadır. Uzun vadede sağlık harcamaları düşmekte ve gelecek nesiller kanserden korunmaktadır. HPV aşısının Türkiye’de de ulusal bağışıklama programına dahil edilmesi artık bir tercih değil, bilimsel bir zorunluluktur. Koruyucu hekimlik, sürdürülebilir sağlık politikalarının temelidir. Önceliğimiz, HPV aşısının ulusal programa dahil edilmesi, tarama programlarının kapsamının genişletilmesi, kadınların düzenli jinekolojik muayeneye erişiminin kolaylaştırılması, obezite ile mücadele ve sağlıklı yaşam politikalarının güçlendirilmesi, genetik risk taşıyan bireylerde danışmanlık ve önleyici yaklaşımların desteklenmesidir.” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu