İsrail’e Destek ABD’de Hızla Azalıyor: Yeni Dönem Başlıyor
İsrail basını, ABD’deki desteklerin hızla azaldığını ve bu durumun sosyo-kültürel bir dönüşümle bağlantılı olduğunu vurguladı.
İsrail medyası, Tel Aviv yönetiminin son dönemdeki politikalarının ABD’deki imajına ciddi zararlar verdiğini ve bu değişimin yalnızca siyasi değil, sosyo-kültürel düzeyde de etkili olduğunu aktardı. Walla News haber sitesi, Gazze Şeridi’ne yönelik savaş sonrasında, İsrail’in ABD’deki imajının derin bir şekilde zedelendiğini ve Tel Aviv’e olan desteğin hızla azaldığını vurguladı.
Uzun yıllar boyunca ABD dış politikasının en sağlam unsurlarından biri olarak görülen Washington-Tel Aviv ilişkileri, son haftalarda yaşanan bölgesel gelişmeler ve üst düzey Amerikalı yetkililerin açıklamalarıyla birlikte köklü bir değişim sürecine girdi. Araştırmalara göre, Amerikalıların yaklaşık yüzde 60’ı İsrail’e olumsuz bakarken, 18-29 yaş arasındaki gençlerin yaklaşık yüzde 75’i Filistinlilere daha fazla sempati duyuyor. Bu oranlar, geçmişte ABD’de İsrail lehine güçlü bir siyasi fikir birliği olduğunu gösteren verilerle kıyaslandığında oldukça dikkat çekici.
Bu siyasi değişim, yakın zamanda Senato’da ABD’nin İsrail ile silah anlaşması üzerine yaşanan tartışmalarla daha da belirgin hale geldi. Anlaşma onaylansa da tartışmalar, önemli bir değişimi gözler önüne serdi. 47 Demokrat senatörden 40’ının anlaşma aleyhine oy kullanması, geçmişte bir senatör için ‘siyasi intihar’ olarak değerlendirilen İsrail karşıtlığının artık sıradan hale geldiğini gösteriyor. Yahudi Senatör Bernie Sanders, bu durumu, “Başladığımızda sadece 11 aleyhte oy vardı, şimdi ise 40 oy var. Bu, Amerikan halkının görüşünü yansıtıyor.” diyerek ifade etti.
Sosyokültürel Dönüşüm
ABD’de İsrail’e karşı tutumda yaşanan değişim, yalnızca siyasi alanda değil, daha derin bir sosyo-kültürel dönüşümün de yaşandığını ortaya koyuyor. 2028’de başkan adayı olmayı hedefleyen siyasetçilerin, siyasi yelpazenin her iki tarafında da İsrail’e koşulsuz desteği açık bir siyasi avantaj olarak görmemeleri dikkat çekiyor. Bazı ABD’li siyasetçiler arasında, İsrail’e kimin daha mesafeli olduğunu kanıtlamak için adeta bir yarış yaşanıyor. Eski Chicago Belediye Başkanı Rahm Emanuel, bu yarışta öne çıkan isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Emanuel, “İsrail’e sağlanan yıllık 3,8 milyar dolarlık güvenlik yardımının kesilmesi ve ihlaller durumunda bu yardımların tamamen askıya alınmasının değerlendirilebileceğini” ifade etti. Daha önce tartışma konusu bile olmayan bu konular, artık Demokratların ana akımında yer almaya başladı.
İsrail’in Gazze ve İran’a Saldırıları
ABD kamuoyundaki İsrail karşıtı değişimin önemli ölçüde Gazze Şeridi’ndeki savaşla başladığı kaydediliyor. Savaşın görüntüleri, yıkımlar ve uluslararası eleştiriler, özellikle gençler arasında derin bir etki yarattı. Ayrıca, ABD ile İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı savaşın ardından bu değişimin daha belirgin hale geldiği belirtiliyor. Washington’daki bazı çevreler, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a savaş başlatma kararında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun baskısının etkili olduğu yönünde eleştirilerde bulunuyor.
Yeni Kuşak ve Anlatılar
ABD’de İsrail’e bakış, kuşaklar arasında farklılık gösteriyor. Geçmişte 1967 ve 1973 Arap-İsrail Savaşları anlatılarıyla büyüyen ve İsrail’i mağdur olarak gören kuşağın yerini, Gazze’deki görüntüler ve sosyal medya aracılığıyla farklı anlatılarla büyüyen yeni bir kuşak alıyor. Trump, hala İsrail’e güçlü bir sempati duyan eski kuşağı temsil eden bir figür olarak değerlendiriliyor. Gelecekte, ister Demokrat ister Cumhuriyetçi bir başkan seçilsin, İsrail’e yönelik yaklaşımın daha temkinli ve daha az hoşgörülü olacağı yönündeki beklentiler artıyor.
ABD ile İsrail arasındaki ittifakın tamamen çökmemiş olmasına rağmen, geçmişte olduğu gibi garanti olarak görülmediği, bir zamanlar neredeyse tartışmasız kabul edilen desteğin artık siyasi, toplumsal ve kuşaklar arası bir tartışma alanına dönüştüğü vurgulanıyor. ABD Kongresi’ndeki İsrail yanlısı destek tabanının hem ideolojik hem de kuşaksal açıdan daraldığı, İsrail’in kuruluş süreci ve Filistin topraklarıyla ilgili tarihsel gelişmelerin de ABD kamuoyundaki tartışmaların arka planında yer aldığı ifade ediliyor. Ayrıca, İsrail’in ABD desteğiyle Gazze’de yürüttüğü askeri operasyonların uluslararası kamuoyunda yoğun eleştirilere neden olduğu ve sivil kayıplara ilişkin verilerin küresel ölçekte tartışma konusu olmaya devam ettiği belirtiliyor.




