Emtia Piyasalarında Jeopolitik Riskler ve Enflasyonun Etkisi
Emtia piyasalarında Orta Doğu’daki gerilimler ve yüksek petrol fiyatları, enflasyon beklentilerini artırarak fiyatlamaları etkiliyor.
Bu hafta emtia piyasalarında, Orta Doğu’daki gerilimlerin devam etmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki arz kaygıları ve petrol fiyatlarının yüksek seyri, enflasyon beklentilerini artırarak fiyatlamalar üzerinde etkili oldu. Yatırımcılar, bu gelişmelerle birlikte büyük merkez bankalarının para politikası kararlarına odaklanmış durumda.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığına dair riskler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında jeopolitik risk priminin korunmasına neden olurken, enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyon endişeleri de fiyatlamalar üzerinde belirleyici bir etki yarattı. ABD-İran müzakerelerinin yeniden başlayıp başlamayacağına dair gelen haberler, piyasalarda temkinli bir seyir izlenmesine yol açtı. Haftanın son işlem gününde, ABD’nin müzakereleri yeniden başlatma yönündeki adımları, emtia piyasalarında risk iştahını kısmen destekledi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak olan ABD-İran görüşmelerine, ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in katılacağını, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ise toplantıya katılmayacağını duyurdu. Leavitt, Trump’ın ulusal güvenlik ekibiyle müzakere sürecini yakından takip edeceğini ve gelişmelere göre her türlü aksiyonu alabileceğini belirtti.
Öte yandan, Orta Doğu’daki gerilimler ışığında gelecek hafta gözler ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına çevrildi. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in gelecek hafta politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji maliyetlerini artırabileceği endişesi, Fed’in bu yılki faiz indirim beklentilerini ötelenmesine neden oluyor.
Jeopolitik gerilimlerin ön planda olduğu bu süreçte, Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamaların, Fed’in gelecek döneme ilişkin yol haritasını belirlemesi bekleniyor. Powell’ın enerji fiyatları, enflasyon görünümü ve para politikası hakkında vereceği mesajların, başta altın olmak üzere değerli metaller, petrol ve baz metaller üzerinde etkili olabileceği öngörülüyor. Analistler, Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının Powell’ın görev süresi dolmadan önce yapacağı son toplantı olabileceğine dikkat çekiyor.
Değerli metaller, Orta Doğu’daki gelişmelere dair endişelerin ve büyük merkez bankalarının para politikalarına yönelik beklentilerin olumsuz etkisiyle haftayı negatif bir seyirle tamamladı. ABD-İran müzakereleriyle ilgili belirsizlikler ve Hürmüz Boğazı’ndaki arz kaygıları petrol fiyatlarını desteklerken, enerji maliyetlerindeki yüksek seyrin küresel enflasyon beklentilerini artırdığı görüldü. Bu durum, büyük merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli hareket etme beklentilerini güçlendirdi.
Faiz indirim beklentilerinin zayıflamasıyla dolar endeksinde toparlanma ve ABD tahvil faizlerinde yükseliş gözlemlenirken, faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluştu. Analistler, jeopolitik risklerin altın gibi güvenli liman varlıklarını desteklediğini, ancak güçlü dolar ve yüksek faiz beklentilerinin hafta genelinde fiyatlamalarda daha belirleyici olduğunu ifade etti. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar, gümüşte yüzde 6,5, platinde yüzde 4,5, paladyumda yüzde 4,5 ve altında yüzde 2,6 geriledi.
Baz metallerde ise bu hafta, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler ve enerji arzına ilişkin endişeler fiyatlamalar üzerinde etkili olurken, yatırımcıların dikkatleri Çin ekonomisine yönelik makroekonomik verilere yöneldi. Çin’de mart ayına ait açıklanan veriler, sanayi tarafında büyümenin sürdüğünü ancak iç talep ve yatırımlarda ivme kaybının devam ettiğini gösterdi. Ülkede sanayi üretimi martta yıllık bazda yüzde 5,7 artarken, perakende satışlardaki artış yüzde 1,7’ye geriledi. Sabit varlık yatırımları da yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,7 artarak beklentilerin altında kaldı.
Nikelde haftalık yükselişte arz endişeleri ve piyasa dengesine ilişkin beklentiler etkili oldu. Arz fazlasının azalabileceğine dair gelen haber akışı ve paslanmaz çelik talebindeki toparlanma beklentileri nikel fiyatlarını destekledi. Alüminyumda ise enerji yoğun üretim yapısı ve Orta Doğu kaynaklı lojistik riskler fiyatların yükselmesine katkı sağladı. Hürmüz Boğazı’na ilişkin taşımacılık riskleri, enerji ve navlun maliyetleri üzerinden fiyatlamalara yansıdı. Bakırda ise Çin talebine dair karışık sinyaller ve küresel büyüme görünümündeki belirsizlikler satış baskısını artırdı. Hafta içinde risk iştahındaki toparlanma bakır fiyatlarını zaman zaman desteklese de haftalık bazda düşüş görüldü.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada libre bazında fiyatlar, nikelde yüzde 6,3, çinkoda yüzde 1,3 ve alüminyumda yüzde 1,2 artarken, bakırda yüzde 0,8 gerileme görüldü. Kurşunun fiyatı ise yatay bir seyir izledi.
Enerji piyasasında tamamlanan haftada, Orta Doğu kaynaklı arz kaygıları ve Hürmüz Boğazı’na dair haber akışı fiyatlamalarda belirleyici oldu. ABD-İran müzakereleriyle ilgili çelişkili açıklamalar, petrol arzında kesinti yaşanabileceği endişesini artırırken, deniz taşımacılığına dair riskler de Brent petrol fiyatlarını destekledi. Hürmüz Boğazı’nın küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olması, piyasalarda arz güvenliği hassasiyetini artırdı. Bölgeden geçen enerji sevkiyatına ilişkin risklerin yükselmesiyle petrol fiyatlarına jeopolitik risk primi eklendi. Haftanın bazı günlerinde müzakerelerin yeniden başlayabileceğine dair haber akışı fiyatlarda sınırlı bir gevşeme yaratsa da hafta genelinde arz kaygıları fiyatlardaki yüksek seyrin korunmasına neden oldu.
ABD doğal gaz piyasasında ise petrol piyasasından farklı olarak iç dinamikler öne çıktı. Stokların beklentilerin üzerinde artması, fiyatlardaki yukarı yönlü hareketi sınırlarken, LNG ihracat talebine dair beklentiler ve dönemsel hava koşullarına bağlı tüketim görünümü fiyatları destekledi. Bu gelişmelerle birlikte haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 13,5, doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı ise yüzde 0,3 arttı.
Tarım emtialarında ise Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki yükseliş, lojistik maliyetleri ve hava koşulları fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Hürmüz Boğazı’na ilişkin haber akışı, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı artırırken, gübre, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinden tarım ürünlerinde maliyet baskısını öne çıkardı. Buğday fiyatlarındaki artışta, ABD’de kışlık buğday ekili alanlarda kuraklık riskinin devam etmesi etkili oldu. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, kışlık buğdayın yalnızca yüzde 30’unun “iyi/çok iyi” durumda bulunması, üretim kalitesine dair endişeleri artırdı. Ancak, Rusya’nın buğday ihracat vergisini sıfırlaması ve üretim tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi, küresel arz tarafında fiyatları sınırlayan bir unsur oldu. Mısır fiyatları, güçlü ihracat talebi ve enerji piyasalarındaki yükselişten destek buldu. Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 2,8 ve mısırda yüzde 1,3 artarken, pirinçte yüzde 2,7 ve soya fasulyesinde yüzde 0,5 geriledi. ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 4,6 ve kahvede yüzde 3,7 artarken, pamukta yüzde 0,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 4,8’lik bir artışla tamamladı.




