Şeffaf plak tedavisi için 15 milyon hastaya destek
Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu belirtilirken, şeffaf plak tedavisi için geri ödeme çağrısı yapıldı.
Aligner Derneği tarafından İzmir’de düzenlenen kongrede, ortodonti alanındaki dijital dönüşüm, yapay zekâ destekli planlama ve şeffaf plak tedavisindeki yeni uygulamalar ele alındı. 20-22 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen etkinlikte, tedaviye erişimin artırılması ve çocuklarda ortodontik sorunların erken dönemde tespit edilmesi için atılması gereken adımlar değerlendirildi.
Swissôtel Çeşme’de düzenlenen kongre, Türkiye’den ve yurt dışından ortodonti uzmanlarının yanı sıra genç hekimleri de bir araya getirdi. Toplantılarda şeffaf plak ile tel tedavisi arasındaki farklar, tedavi başarısının değerlendirilmesi, sosyal medyada paylaşılan bilgilerin güvenilirliği ve kişiye özel tanının önemi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Uzmanlar, dijital planlama kullanılarak kişiye özel hazırlanan ve takılıp çıkarılabilen şeffaf plakların; uygun vakalarda estetik görünüm, kullanım kolaylığı ve günlük yaşama uyum açısından avantaj sağlayabildiğini belirtti. Bununla birlikte tedavi yönteminin yalnızca estetik beklentiye göre seçilmemesi, ortodontik sorunun niteliği, hastanın ihtiyaçları ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda karar verilmesi gerektiği vurgulandı.
Ortodontik tedavi ihtiyacı 15 milyon kişiye ulaşıyor
Aligner Derneği’nin Türkiye’de Ortodontik Tedavi Algısı ve Farkındalık Araştırması, toplumdaki ihtiyaç ile düzenli kontrol alışkanlığı arasında önemli bir fark bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye’de yaklaşık 15 milyon kişinin ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu tahmin edilirken, düzenli diş hekimi kontrolüne gidenlerin oranı yüzde 36’da kaldı. Ebeveynlerin yüzde 33’ü ise çocuklarda ortodontik tedavi konusunda bilgi sahibi olmadığını ifade etti.
Araştırmada şeffaf plak tedavisine yönelik bilinirliğin arttığı, ancak doğru bilgi düzeyinin aynı oranda yükselmediği görüldü. Katılımcıların yüzde 56’sı bu tedaviyi bildiğini söylerken, yalnızca yarısı yöntemi doğru biçimde tanımlayabildi. Bu tablo, hastaların güvenilir ve kapsamlı sağlık bilgisine ulaşmasının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Aligner Derneği Başkanı ve Ortodonti Uzmanı Dr. Aktan Zeki Çelik, dijital tarama, yapay zekâ destekli tedavi planlaması ve kişiye özel üretim teknolojileri sayesinde ortodontinin daha öngörülebilir ve hasta odaklı bir yapıya kavuştuğunu belirtti. Çelik, şeffaf plakların gerektiğinde çıkarılabilmesi ve estetik özellikleri sayesinde hastaların tedavi sürecindeki konforunu artırabildiğini, dünya genelinde teknolojinin gelişmesiyle kullanım alanının da genişlediğini ifade etti.
Çocuklar için geri ödeme çağrısı
Çocuklarda görülen ortodontik sorunların yalnızca görünümle ilgili olmadığına dikkat çeken Çelik, bu problemlerin ağız ve diş sağlığını doğrudan etkileyebildiğini söyledi. Uygun vakalarda şeffaf plak tedavisinin çocuklar için de önemli bir seçenek oluşturduğunu belirten Çelik, tedaviye erişimin kolaylaştırılması amacıyla yöntemin geri ödeme kapsamına alınmasını istediklerini açıkladı.
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki diş ve çene bozukluklarının özgüven, akran ilişkileri ve sosyal yaşam üzerinde etkili olabildiği bildirildi. Kongrede aktarılan değerlendirmelere göre bazı çocuklarda bu sorunlar gülmekten veya konuşmaktan kaçınma, görünümünden rahatsızlık duyma ve sosyal ortamlardan uzaklaşma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca 25 çalışmayı inceleyen bir derlemede, araştırmaların yüzde 88’inde maloklüzyon ya da yapısal diş anomalileri ile zorbalığa maruz kalma arasında ilişki saptandığı belirtildi.
Uzmanlar, çocuklarda ağzı açık uyuma, konuşma sırasında zorlanma veya gülerken ağzını kapatma gibi belirtilerin aileler tarafından dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Erken değerlendirme, olası sorunların zamanında belirlenmesine ve uygun tedavi planının oluşturulmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle çocukların yaklaşık 7 yaşında ilk ortodontik kontrolünün yapılması öneriliyor.
Aligner Derneği, Türkiye’de bilimsel ve teknolojik gelişmelerin klinik uygulamalara daha hızlı aktarılması, hekimlerin bilgi birikiminin güçlendirilmesi ve hastaların doğru tedavi seçeneklerine ulaşabilmesi için çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.




