AB ETS Karbon Fiyatları Düşerken Siyasi Baskılar Artıyor

AB ETS’de karbon fiyatlarındaki düşüş, Avrupa’daki siyasi baskılarla birlikte tartışmalara yol açtı. Geleceği belirsizleşen sistemin etkileri merak ediliyor.

Avrupa Birliği’nin iklim hedeflerine ulaşmada kritik bir rol üstlenen Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), Şubat ayında karbon fiyatlarında yaşanan ani düşüşle birlikte siyasi eleştirilerin odağı haline geldi. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in de aralarında bulunduğu bazı Avrupa liderleri, sistemin zayıflatılması gerektiğine dair çağrılarda bulunarak, ETS’nin 20 yıllık dokunulmazlığını sorgulamaya açtılar. Bu durum, yalnızca Avrupa’nın yeşil dönüşümünü değil, aynı zamanda Türk şirketleri gibi AB ile ticaret yapan firmaların geleceğini de tehdit edebilir.

ETS, sanayinin karbonsuzlaşmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuş önemli bir mekanizma olarak, 20 yıl boyunca karbon fiyatları aracılığıyla emisyonları önemli ölçüde azaltmayı başardı. Ancak, Ocak 2026’da karbon fiyatlarının 92 Euro’ya ulaşmasının ardından, bu fiyatların hızla %22 oranında düşmesi, siyasi bir kırılmanın habercisi oldu.

Bu düşüşün arkasında, Avrupa’nın siyasi liderlerinin ilk kez ETS’ye yönelik sert eleştirileri yer alıyor. Şubat ayında gerçekleştirilen AB Rekabet Zirvesi’nde sanayi temsilcileri, karbon fiyatlarının düşürülmesi için çağrıda bulundu ve bu talepler, önemli siyasi figürlerden de destek buldu. Özellikle Merz’in ETS’nin ertelenebileceği yönündeki açıklamaları, sistemin temelini oluşturan siyasi iradenin sarsıldığına dair endişeleri artırdı.

Son 20 yılda ETS, kapsadığı sektörlerde emisyonları yarı yarıya azaltarak AB’nin en etkili iklim araçlarından biri haline geldi. Bununla birlikte, sistemin bu kadar güçlü eleştirilere maruz kalması, geleceği hakkında belirsizlik yaratıyor. Politik kararlarla şekillenen bu piyasa, yalnızca söylemlerle bile büyük etkiler doğurabiliyor.

Avrupa Komisyonu’nun bu eleştirilere ne ölçüde direneceği, AB ETS’nin geleceği üzerinde belirleyici bir rol oynayacak. Bu yıl yapılacak olağan ETS revizyonu, geçmişteki gibi sistemi güçlendirmek yerine zayıflatabilir.

AB ETS, 2005 yılında daha temiz üretim ve karbon emisyonlarını azaltma hedefleri doğrultusunda kuruldu. Pilot uygulama sürecinden bu yana birçok zorlukla karşılaşan sistem, her zaman güçlü bir destek gördü. 2020 sonrası dönemde karbon fiyatlarının yükselmesi, yeni politika ve kuralların etkisiyle gerçekleşti. Ancak Ocak ayında 92 Euro’ya ulaşan fiyatlar, birkaç hafta içinde 68 Euro seviyelerine kadar düştü. Bu durum, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir darbe olabileceği kaygılarını doğurdu.

Avrupalı liderler, 11 Şubat’ta Anvers’de düzenlenen AB Rekabet Zirvesi’nde sanayinin rekabet gücünü artırmak amacıyla bir araya geldi. Bu toplantıda, sanayiciler karbon fiyatlarının düşürülmesi çağrısında bulunarak, bu konuda önemli bir adım atmış oldular. Örneğin, Alman kimya devi BASF SE’nin CEO’su Markus Kamieth, artan karbon maliyetlerinin Avrupa dışına kaymaya neden olduğunu belirtti.

Ancak asıl dikkat çeken gelişme, Almanya Şansölyesi Merz’in sanayicilerin taleplerine destek vermesi oldu. Merz, ETS’nin gözden geçirilmesi veya ertelenmesi gerektiğini ifade etti. Bu açıklamaların ardından Avusturya ve Çekya liderleri de karbon fiyatlandırmasına karşı söylemlerini yinelemeye başladılar. Çekya Başbakanı Andrej Babis, ETS’nin sanayiyi yok ettiğini savunarak, karbon fiyatlarının 30 Euro ile sınırlandırılması gerektiğini öne sürdü.

Fransa Cumhurbaşkanı ise karbon fiyatlarının spekülasyonlar nedeniyle 80 Euro’nun üzerinde olduğunu belirterek, Avrupa Komisyonu’nun bu konuda çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.

Karbon fiyatlarının güvenilir ve istikrarlı bir şekilde artması, piyasalar için fosil yakıt girdilerinin giderek daha pahalı hale geleceğinin sinyalini verir. Bu durum, yalnızca elektrik üretiminde yenilenebilir enerjiye geçişi değil, aynı zamanda çelik, çimento ve kimya gibi emisyon azaltımının zor olduğu sektörlerde de inovasyonu teşvik eder. Ancak karbon fiyatlarındaki istikrarsızlık, uzun dönemli yeşil yatırımları tehlikeye atabilir.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, aynı toplantıda ETS’nin faydalarını vurgulayarak, piyasa istikrar rezervinin karbon fiyatını düzenlemek için önemli bir seçenek olduğunu belirtti. Von der Leyen, ETS reformunun yaz güncellemesinin odak noktası olacağını ifade etti. AB Liderler Zirvesi’nde ise ETS’nin iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli araçlardan biri olduğunu ve üye ülkelere önemli gelir sağladığını açıkladı.

Ancak, AB içerisinde sürdürülebilirlikle ilgili düzenlemelere yönelik itirazlar geçmişte de yükselmişti. Özellikle ABD ve Çin ile rekabette geri kalındığı iddiaları, çevresel düzenlemelerin basitleştirilmesi taleplerini gündeme getirmişti. Ancak karbon fiyatlaması ve ETS, uzun yıllar boyunca dokunulmaz kabul edildi. Şubat ayında yaşanan gelişmeler, bu algıyı değiştirmiş gibi görünüyor.

Merz, ertesi gün açıklamalarını yumuşatarak ETS’yi gözden geçirilmesi gereken bir araç olarak tanımlasa da, bu durum karbon fiyatlarındaki düşüşü engelleyemedi. Önümüzdeki süreçte, AB ETS uygulamasının askıya alınması veya tamamen kaldırılması gibi bir kararın alınması beklenmiyor. Ancak bu süreç, karbon piyasasının sanayiyi dönüştürücü etkisini sulandırabilir.

2026’nın üçüncü çeyreğinde yapılacak olağan revizyon, geçmişteki gibi daha fazla sektörü kapsayan ve karbon fiyatlarını artırmayı hedefleyen reformlar yerine, muhtemelen zayıflatıcı kararlar içerebilir. Örneğin, bedava tahsis edilen emisyon izinlerinin azaltılması uygulamasının kaldırılması veya ertelenmesi gibi durumlar söz konusu olabilir. Ayrıca, piyasa istikrar rezervi mekanizmasının kullanımının tersine çevrilmesi de gündeme gelebilir.

Sonuç olarak, AB liderlerinin son dönemdeki söylemleri, AB ETS’de büyük bir kırılmaya neden oldu. Bu durumun kalıcılığı, liderlerin talepleri ve yapılacak reformlarla netleşecektir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu