Klimalar Hayat Kurtarıyor, Ancak Gezegenimizi Isıtıyor

Klimalar, sıcak hava dalgalarında hayat kurtarıyor ancak iklim değişikliğine de katkı sağlıyor. Yeni araştırmalar bu durumu gözler önüne seriyor.

İklim değişikliği, sıcak hava dalgalarının gücünü ve sıklığını artırarak neredeyse her kıtayı etkisi altına alıyor. Yeni bir araştırmaya göre, serin kalmak amacıyla kullanılan klimalar yalnızca ABD’de yılda 5 binden fazla hayat kurtarıyor. Ancak klima kullanımının artışı, küresel ısınmaya da katkıda bulunuyor.

Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, her yıl yaklaşık yarım milyon kişinin sıcak hava koşulları nedeniyle hayatını kaybettiğini tahmin ederken, klima sayesinde sağlanan soğutma yalnızca ABD’de yılda 5 binden fazla kişinin yaşamını kurtarıyor. Ancak bu durum, gezegenin daha fazla ısınmasına ve elektrik şebekesi üzerinde ek bir yük oluşmasına neden oluyor.

Yale Üniversitesi’nden bilim insanlarının gerçekleştirdiği yeni bir araştırmaya göre, 2010 ile 2020 yılları arasında ABD’de klima kullanımı sayesinde yaklaşık 58 bin kişinin hayatı kurtarıldı. Dünyanın dört bir yanında klima kullanımı hızla artarken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve BM Çevre Programı (UNEP), soğutma amaçlı elektrik talebinin üç katına çıkmasının beklendiğini belirtiyor.

Soğutma için kullanılan elektriğin büyük bir kısmı fosil yakıtların yakılmasıyla üretildiği için, BM, klima kullanımından kaynaklanan ve atmosferde ısıyı hapseden gazların miktarının önümüzdeki 25 yıl içinde 4,5 milyar tondan 7,2 milyar tona yükselebileceğini öngörüyor. Bu miktar, günümüzde ABD ve Avrupa’nın neden olduğu karbon kirliliğinin toplamına neredeyse eşit.

Yeni araştırmanın kıdemli yazarı ve Yale Halk Sağlığı Fakültesi’nde epidemiyoloji profesörü olan Kai Chen, “Herkes klimanın işe yaradığını biliyor, ancak iklim değişikliği açısından bakıldığında klima ideal bir çözüm değil” ifadelerini kullandı.

IEA’ya göre, İran’daki savaşın tetiklediği küresel enerji krizi nedeniyle, Bangladeş, Kamboçya, Ürdün, Malezya, Filipinler, Seyşeller, Singapur ve Sri Lanka gibi ülkeler klima kullanımına sınırlamalar getirdi. Hatta bazı ülkelerde kamu kurumlarının haftada bir gün klimaları kapatması zorunlu hale getirildi. Hindistan hükümeti ise 2025 yılı itibarıyla klimaların ulaşabileceği en düşük sıcaklığa sınır getirilmesini önermişti.

Uzmanların, biriken sıcaklığı ve buna bağlı olarak klima kullanımına duyulan ihtiyacı ölçmek için kullandığı göstergelerden biri “soğutma derece-günleri” olarak adlandırılıyor. Bu hesaplama, dışarısı sıcak olduğunda binaları soğutmak için ne kadar enerji gerektiğini ölçüyor. ABD Enerji Bilgi İdaresi’ne (EIA) göre, ABD’deki soğutma derece-günlerinin sayısı 1990’dan bu yana %28 artmış durumda ve 2024 yılında rekor kırması bekleniyor. EIA verilerine göre 2026 yılı, Mayıs ayı itibarıyla en fazla soğutma derece-gününün kaydedildiği yıl olma konusunda 2024’ü geride bırakma yolunda ilerliyor.

Avrupa’da ise soğutma derece-günlerinin sayısı 1990’dan bu yana iki katından fazla artmış ve klima kullanımı %44 yükselmiştir. IEA’nın bildirdiğine göre, klima kullanımı Hindistan’da üç katına çıkarken, Güneydoğu Asya’da da iki kattan fazla bir artış göstermiştir.

Chen ve ekibi, 11 yıllık bir dönem boyunca ABD’deki 30 milyon ölüm kaydını inceledi. Araştırma, klimanın “hayati rolü” sayesinde yılda ortalama 5267 kişinin hayatının kurtarıldığını gösterdi. Ancak Chen, kentlerde klima kullanımının kentsel ısı adası etkisine ek bir sıcaklık katkısı sağladığını belirtti. Klima üniteleri ısıyı dışarı atarak çevreyi daha da ısıtıyor. Artan elektrik kullanımı da hava kirliliğinin artmasına yol açıyor.

Chen ve BM yetkilileri, klima kullanımının aynı zamanda bir adalet meselesi olduğunu vurguladı. Dünyanın en kırılgan kesimlerinin önemli bir bölümü klimaya erişim sağlayamıyor veya klima kullanımının maliyetini karşılayamıyor. UNEP’in binalarda soğutma ve enerji biriminin başındaki Lily Riahi, bu yılki sıcak hava dalgaları sırasında birçok ailenin ilaç masraflarını karşılamak ile klimayı çalıştırmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Riahi, hedefin daha az soğutma değil, “daha akıllı ve daha adil bir soğutma” olması gerektiğini belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu