İran’ı Kim Yönetecek? Dini ve Siyasi Figürler Üzerine Bir Değerlendirme

İran’daki son gelişmeler sonrası, ülkenin yönetiminde söz sahibi olacak dini ve siyasi figürler kimler?

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki müzakerelerin devam ettiği bir dönemde, İsrail ve ABD, İran’a yönelik ortak bir saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırıda, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yanı sıra bazı üst düzey askeri yetkililerin de öldüğü bildirildi. Hamaney’in ölümünün ardından, İran’ın gelecekteki yönetiminin kimler tarafından şekilleneceği merak konusu oldu.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, cumartesi sabahı İran’a yönelik geniş çaplı bir askeri operasyon başlattı. ABD Başkanı Donald Trump, İran halkına hitaben, 1979’dan bu yana ülkeyi yöneten İslami liderliğe karşı ayaklanma çağrısında bulundu. Trump, Hamaney’in ölümünü sosyal medya üzerinden doğrulayarak, bu durumun İran halkı için tarihi bir fırsat olduğunu ifade etti. Ancak, Hamaney ve diğer üst düzey liderlerin öldürülmesine rağmen, bir rejim değişikliğinin garantisi olmadığı vurgulandı.

İran’ın en önemli dini figürü olan Ayetullah Ali Hamaney, 1989 yılında İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından dini liderlik makamına gelmişti. 86 yaşındaki Hamaney, İran Silahlı Kuvvetleri’nin Başkomutanı olarak da biliniyor ve tüm siyasi meselelerde son sözü söyleme yetkisine sahip. Hamaney, daha önceki protesto dalgalarının bastırılmasında önemli bir rol oynamıştı ve son günlerde İran’ın herhangi bir Amerikan saldırısına karşı misilleme yapmaya hazır olduğunu belirtmişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, reformist bir lider olarak tanınmakta ve 28 Temmuz 2024’te göreve başlamıştır. Pezeşkiyan, hükümetin günlük yönetiminden ve ekonomi politikalarından sorumlu en yüksek ikinci yetkili konumundadır. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise, 2015 nükleer anlaşmasının kilit müzakerecilerinden biri olarak tanınmakta ve saldırıdan günler önce ABD ile yaşanacak bir çatışmanın yıkıcı olacağı uyarısında bulunmuştu.

Ali Laricani, İran’ın köklü siyasi ailelerinden birine mensup olup, Hamaney’in danışmanı olarak nükleer müzakerelerde strateji belirlemekle görevlendirilmiştir. Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, Hamaney’e olan sadakatiyle tanınmakta ve huzursuzluk dalgalarına karşı sert bir tutum sergilemektedir. Uzmanlar Meclisi Başkanı Muhammed Ali Muvahhedi Kermani, bir sonraki dini liderin seçilmesinde kritik bir rol oynamaktadır.

Anayasayı Koruyucular Konseyi Sekreteri Ahmed Cenneti, dini liderle uyumlu olmayan cumhurbaşkanı adaylarını diskalifiye etme yetkisine sahiptir. Hamaney’in özel kalem müdürü Mohammad Golpayegani, dini liderlik ofisinin idaresinden sorumlu iken, uluslararası ilişkiler danışmanı Ali Ekber Velayeti, Hamaney’in en üst düzey danışmanı olarak görev yapmaktadır. Dış politika danışmanı Kemal Harrazi, özellikle Washington ile yürütülen nükleer görüşmelerde Hamaney’in güvendiği isimlerden biridir.

Cumhurbaşkanı yardımcısı Muhammed Rıza Arif, kabine toplantılarına başkanlık ederken, meclis ile hükümet arasındaki koordinasyonu sağlamaktadır. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, geçmişteki öğrenci olaylarının bastırılmasıyla ilişkilendirilen bir muhafazakar siyasetçidir. Tahran Cuma İmamı Ahmed Hatemi, sertlik yanlısı görüşleriyle tanınmakta ve muhalefeti dış güçlerin hizmetkarları olarak nitelendirmektedir. Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney, babasının muhtemel haleflerinden biri olarak görülmekte ve Devrim Muhafızları ile yakın bağları bulunmaktadır. Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ise, cumartesi günü gerçekleşen saldırılarda öldürüldüğü iddia edilen askeri liderlerden biridir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu