İran Gerilimi Artarken Brent Petrol Fiyatları 110 Doları Aştı
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki tehditleri ve askeri hareketlilik, Brent petrol fiyatlarını 110 doların üzerine çıkardı.
İran ile ABD ve İsrail arasında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’nda ciddi bir kriz ortamı oluşturdu. İran’ın boğazı kapatma tehdidi ve bölgede artan askeri faaliyetler, küresel enerji piyasalarında kaygıları artırdı. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol fiyatı 110 doların üzerine çıkarak son dönemlerin en yüksek seviyesine ulaştı.
İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nı kapattığını açıklaması, dünya enerji piyasalarında alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Yapılan duyuruda, ABD ve İsrail ile bağlantılı limanlara yönelik tüm deniz geçişlerinin yasaklandığı belirtildi. Bu durum, dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda bir kesinti riskinin doğduğuna işaret ediyor.
İran donanmasının uyarıları üzerine, farklı ülkelere ait üç konteyner gemisinin geri dönmek zorunda kaldığı bildirildi. İran Kara Kuvvetleri Komutanı Ali Cihanşahi, “Kara savaşı düşman için daha tehlikeli olacak” diyerek, çatışmanın sadece denizle sınırlı kalmayabileceğine dair güçlü bir sinyal verdi.
Bölgedeki gerilim yükselirken, Körfez ülkeleri de askeri hazırlıklarını artırıyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz Boğazı’na donanma sevk etmeye hazırlandığına dair haberler, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor. Ayrıca, İran’ın Kuveyt ve Suudi Arabistan’a eş zamanlı saldırılar düzenlediği bildirildi. Kuveyt’te Mubarek el-Kebir Limanı, İHA ve seyir füzeleriyle hedef alınırken, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a da 6 füze fırlatıldığı açıklandı. Kuveyt makamları, limanda altyapı hasarı oluştuğunu ancak can kaybı yaşanmadığını duyurdu.
İran, bölgede ABD güçlerinin bulunduğu alanların da hedef alınabileceğini belirterek, sivillere bu bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. İran basını, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki kritik enerji tesislerinin potansiyel hedefler arasında olduğunu öne sürdü. Bu tesisler arasında Dubai’deki Cebel Ali enerji ve su arıtma tesisleri, El Tavile ve M İstasyonu elektrik santralleri, Muhammed bin Raşid Güneş Enerjisi Parkı ve Abu Dabi’deki Baraka Nükleer Santrali yer alıyor. Uzmanlar, enerji altyapısına yönelik olası saldırıların petrol fiyatlarında daha sert ve kalıcı artışlara yol açabileceğini ifade ediyor.
İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, İran’a yönelik tehditlerini artırarak, İran’ın İsrailli sivilleri hedef almasının “ağır ve artan sonuçları” olacağını belirtti. Bu açıklamalar, bölgedeki askeri gerilimin daha da tırmanabileceğine işaret ediyor. Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte petrol fiyatları da yükseliş kaydetti. Brent petrol, %2,7 artışla 110,94 dolara, WTI petrol ise %2,7 artışla 97 dolar seviyesine yaklaştı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması için verdiği 10 günlük süre ve enerji altyapısına yönelik saldırıları geçici olarak durdurma kararı, piyasaları sakinleştirmeye yetmedi. Trump, İran ile görüşmelerin “çok iyi gittiğini” ifade etse de piyasalar bu açıklamaları yeterince güven verici bulmadı. Hürmüz Boğazı, günlük yaklaşık 18 milyon varil petrol ve yakıtın geçtiği dünyanın en önemli enerji geçiş noktası konumunda. Analizlere göre, bugüne kadar yaklaşık 500 milyon varillik arz kaybı oluştu ve küresel sistem “tamponlu” yapıdan “kırılgan” bir yapıya geçti. Stoklar hızla eriyor ve yeni şoklara karşı dayanıklılık azalıyor. Rystad Energy petrol analisti Paola Rodriguez-Masiu, piyasaların bugüne kadar arz şokunu absorbe ettiğini ancak bu dönemin sona erdiğini vurguluyor.
Mevcut gelişmeler, petrol fiyatlarında kalıcı bir yukarı yönlü riskin oluşmasına, enflasyon baskısının yeniden artmasına ve finansal piyasalarda oynaklığın artmasına neden olabilir. Hürmüz’de kalıcı bir kesinti, fiyatları çok daha yüksek seviyelere taşıyabilir. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracak ve jeopolitik riskler, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sermaye akımlarını etkileyebilir.




