İklim Değişikliği: Adaletsizliklerin Temel Kaynağı
Christiana Figueres, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini adaletsizliklerin kaynağı olarak nitelendiriyor.
Eski Birleşmiş Milletler (BM) iklim yetkilisi Christiana Figueres, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini “tüm adaletsizliklerin anası” olarak tanımladı. Figueres, deniz seviyesindeki yükselmenin sağlık, refah ve eşitsizlik üzerindeki etkilerini inceleyecek bir Lancet Komisyonu’na eş başkanlık edecek.
2016 yılında imzalanan Paris Anlaşması’nın hayata geçirilmesinde önemli rol oynamış olan Figueres, ülkelerin fosil yakıtlara olan bağımlılıklarının onları adeta rehin tuttuğunu ifade etti. Komisyon, deniz seviyesindeki yükselmenin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini araştırarak, ülkeleri bu konuda sorumlu tutmaya yönelik hukuki çerçeveleri inceleyecek ve raporunu Eylül 2027’de sunacak.
Figueres, göreve başlarken yaptığı açıklamada, küresel fosil yakıt bağımlılığının yarattığı yakıt krizinin, jeopolitik istikrarsızlığı artıran ve sağlık etkilerine yol açan bir durum olduğunu belirtti. Mart ayında yayımlanan bir araştırma, okyanus seviyelerinin daha önce tahmin edilenden 100 ila 150 cm daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.
İklim topluluğunun, iklim değişikliğini aşırı teknik ve soyut terimlerle ele alma eğiliminde olduğunu vurgulayan Figueres, bu durumun ülkelerin fosil yakıtlara bağımlılıklarının yarattığı sorunları göz ardı ettiğini söyledi. Deniz seviyesindeki yükselmenin, içme suyu, sanitasyon ve gıda güvenliği gibi temel sağlık konularını etkilediğini belirtti.
Komisyon, iklim değişikliğine en az katkıda bulunan ülkelerin maruz kaldığı geri döndürülemez zararlar nedeniyle en büyük kirleticilerin nasıl sorumlu tutulabileceğini de inceleyecek. Mevcut hukuki araçların değerlendirilmesi ve zarar gören toplulukların sağlığını korumak için yeni yolların araştırılması hedefleniyor.
2025 yılında Uluslararası Adalet Divanı tarafından yayımlanan bir danışma görüşü, ülkelerin iklime zarar verilmesini önleme konusunda hukuki bir yükümlülüğü olduğunu ortaya koymuştu. Figueres, bu bulgunun iklim davalarının sayısını artıracağını ve yeni başvurulara yol açacağını ifade etti.
Güney Pasifik’teki Vanuatu, BM Genel Kurulu’nda bu görüşü desteklemek üzere bir karar tasarısına öncülük etmeyi planlıyor. Ancak bazı devletlerin bu kararın gündeme alınmasını engellemeye çalıştığına dair uyarılar da mevcut. Figueres, hukuken bağlayıcı anlaşmaların tek başına yeterli olmadığını ve iklim krizinin sağlık üzerindeki etkileriyle başa çıkmak için daha geniş bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.
Figueres, şirketlerin ve hükümetlerin emisyonları azaltmaları gerektiğini anlamaları gerektiğini belirterek, bu durumun hem ekonomik istikrarı sağlamak hem de halkı korumak için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.




