Küresel Batarya Pazarı Büyüyor, Tedarik Zinciri Riskleri Artıyor
Küresel batarya pazarındaki büyüme, tedarik zincirinde önemli riskleri beraberinde getiriyor. IEA analistlerinin raporuna göre, bu durum dikkat çekiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) analistleri, küresel batarya pazarındaki hızlı büyümenin ekonomik ve stratejik sonuçlarını ele aldıkları yeni bir analizde, bu büyümenin beraberinde önemli tedarik risklerini getirdiğini belirtti.
IEA’nın raporuna göre, 2025 yılı itibarıyla küresel lityum iyon batarya pazarının büyüklüğü 150 milyar ABD dolarını aşarak, bir önceki yıla göre yüzde 20’den fazla bir artış göstermesi bekleniyor. Bataryalar, yalnızca elektrikli araçlarda değil, aynı zamanda enerji sistem esnekliği, veri merkezleri ve yapay zeka altyapısı gibi kritik alanlarda da önemli bir rol oynamaktadır.
Talep, son yıllarda hızla artarken, fiyatlar düşüş göstermektedir. Rapor, 2020 yılına kıyasla batarya talebinin 2025’te altı kat artış göstereceğini ortaya koyuyor. Elektrikli araçların bu artışta önemli bir paya sahip olduğu görülüyor; satılan her dört otomobilden biri elektrikli araç olurken, batarya kullanımının yüzde 70’ten fazlası bu segmentten gelmektedir. Ayrıca, batarya enerji depolama sistemlerinin global kullanım oranı yüzde 15’i aşarak enerji sistemleri için esneklik sağlıyor.
Batarya üretim maliyetleri de azalmaya devam ediyor. 2025 yılı itibarıyla ortalama batarya fiyatlarının, üretim süreçlerindeki iyileştirmeler ve kimya teknolojilerindeki ilerlemelerle yüzde 8 oranında düşmesi bekleniyor. Özellikle lityum demir fosfat (LFP) bataryalarında fiyat düşüşü daha belirgin bir şekilde gözlemleniyor; bu teknoloji, hem elektrikli araçlarda hem de enerji depolamada yaygın olarak kullanılmaya başlandı.
Ancak, analizde dikkat çeken en önemli uyarı, batarya üretimindeki coğrafi konsantrasyon. Çin, 2025 yılı itibarıyla küresel batarya üretiminin yüzde 80’inden fazlasını tek başına karşılıyor. Avrupa Birliği ve ABD bölgeleri hücre üretiminde büyüme gösterse de, orta akış tedarik zinciri, özellikle aktif malzemeler ve öncül bileşenler açısından hâlâ büyük ölçüde Çin’e bağımlı kalmaktadır.
IEA uzmanları, batarya tedarik zincirindeki bu yoğunlaşmanın uzun vadede stratejik ve ekonomik riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor. Bataryaların kritik bir üretim girdisi haline gelmesi, tedarik kesintilerinin veya dışa bağımlılığın ulusal enerji güvenliğini zayıflatabileceği konusunda uyarılarda bulunuluyor.
Rapor, tedarik zincirini çeşitlendirmek ve Çin dışındaki üretim kapasitesini artırmak için uluslararası iş birliği ve yatırımların artırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, sodyum iyon gibi yeni batarya teknolojilerinin potansiyel fırsatlar sunduğu, ancak mevcut projelerin çoğunun yine Çin merkezli olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, Avrupa ve ABD’de batarya hücresi üretiminin gelişmesine rağmen, maliyet rekabeti ve üretim verimliliği açısından Çin ile eşit seviyelere ulaşmanın zaman alacağını belirtiyor.




