İşsizlik Rakamları Düşerken Atıl İşgücü Sorunu Büyüyor
TÜİK verilerine göre işsizlik oranı düşerken, atıl işgücü alarm veriyor. Gençler ve kadınlar için durum daha da endişe verici.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının son çeyreğine ait işgücü verilerini açıkladı. Resmi işsizlik oranı %8,2’ye düşmesine rağmen, geniş tanımlı işsizlik olarak bilinen atıl işgücü oranı %29 seviyesinde kalması, işgücü piyasasındaki yapısal sorunları gözler önüne seriyor.
TÜİK’in verilerine göre, 15 yaş ve üzeri bireylerde işsiz sayısı 2025 yılı IV. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 58 bin kişi azalarak 2 milyon 913 bin kişiye geriledi. Dar tanımlı işsizlik %8,2 olarak kaydedildi ve bu, 0,2 puanlık bir azalmayı gösteriyor. İstihdam oranı %49,1’e, işgücüne katılım oranı ise %53,5’e yükseldi. Genç işsizlik oranı ise %14,9 olarak belirlendi; kadınlar için bu oran %20,7, erkekler için ise %11,8 seviyesinde bulunuyor.
Sektörel bazda, tarım sektöründe 33 bin kişilik bir istihdam kaybı yaşanırken, sanayi ve hizmet sektörlerinde toplamda 83 bin kişilik bir artış gerçekleşti. İnşaat sektöründeki istihdam ise yalnızca 3 bin kişilik bir artışla sabit kaldı.
Manşet işsizlik oranının %10’un altında kalması, siyasi açıdan bir başarı olarak değerlendirilse de, %29’luk atıl işgücü oranı ekonomik gerçekleri yansıtmakta. Dar tanımlı işsizlik azalırken, atıl işgücü oranının bu kadar yüksek kalması, işgücü piyasasında umudunu kaybetmiş büyük bir kitle olduğunu gösteriyor. Her 10 kişiden 3’ünün tam kapasiteyle çalışamaması, ekonomik büyümenin nitelikli istihdam yaratma kapasitesinin zayıfladığını ortaya koyuyor.
İstihdamın %59,3’ünün hizmetler sektöründe yoğunlaşması ve sanayi payının %20’de kalması, ekonomik dayanıklılık açısından bir risk oluşturuyor. Sanayideki yavaşlama, ilerleyen çeyreklerde ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden olabilir. Kadın işgücünde ise durum daha da karamsar; erkeklerde %6,7 olan işsizlik oranı, kadınlarda %11,1’e, genç kadınlarda ise %20,7’ye çıkıyor. Kadınların işgücüne katılım oranının %35,9’da kalması, Türkiye’nin insan kaynaklarını etkin bir şekilde kullanamadığını gösteriyor.
Gelecek projeksiyonları ise 2026-2031 yılları arasında istihdam piyasasında bir miktar soğuma yaşanacağına işaret ediyor. Sıkı para politikaları ve dezenflasyon süreci, işsizlik oranlarının artmasına neden olabilir. 2026 yılı için işsizlik oranı %8,3, 2027 yılı için %8,7, 2028-2031 dönemi için ise %9,1 olarak tahmin ediliyor. Bu süreçte dijital dönüşüm ve yapay zekanın işgücü üzerindeki etkileri, kalifiye iş gücü ihtiyacını artıracak.
Yeşil ve dijital dönüşüm, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde ihracatçı sektörlerde yeni iş fırsatları yaratırken, geleneksel iş kollarında kayıplara yol açabilir. Ayrıca, nüfusun yaşlanması işgücü arzını daraltarak, işsizlik oranını kontrol altında tutabilir ancak kalifiye iş gücü krizini derinleştirebilir.




