İran’ın Hürmüz Boğazı’nda Geçiş Ücreti Talebi Savaşın Süresini Uzatabilir
İran, Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğinin tanınmasını talep ederek savaşın sona ermesi için yeni bir şart ortaya koydu.
İran, ABD ve İsrail ile süregelen çatışmaların sona ermesi için Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınmasını talep etti. Bu stratejik geçiş noktası, dünya enerji ticaretinin yaklaşık %20’sini elinde bulundurması nedeniyle Tahran için hem jeopolitik bir avantaj hem de önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Ancak bu talep, uluslararası ticaret ve hukuk açısından tartışmalara yol açıyor.
Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticaretinde kritik bir rol oynamaktadır. Normal koşullarda, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol bu boğazdan geçmektedir. İran’ın son saldırıları, deniz trafiğini neredeyse durma noktasına getirmiş ve enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olmuştur.
İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınmasını içeren yeni bir şartlar listesi sunarak, boğazı kullanan gemilerden geçiş ücreti alınmasını planladıklarını açıkladılar. Bu durumda, düşman ülkelere kısıtlı geçiş uygulaması yapılabileceği belirtiliyor. Tahran, bu adımı askeri gücünü ekonomik bir araca dönüştürme stratejisi olarak değerlendiriyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, G7 toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, bu tür bir ücretlendirme sisteminin yasadışı olduğunu ve küresel ticaret için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. G7 ülkeleri ise deniz geçişinin güvenliğinin önemine dikkat çekerek, ücretsiz geçişin mutlak gerekliliğini yineledi.
Uzmanlar, İran’ın planının ciddi hukuki engellerle karşılaşacağını belirtiyor. Hürmüz Boğazı, uluslararası geçiş koridoru statüsünde olup, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi tüm ülkelere serbest geçiş hakkı tanımaktadır. İran, bu kurallara taraf olmasa da, sözleşmenin hükümlerinin geçerli olduğunu savunuyor.
Ekonomik açıdan zor durumda olan İran, geçiş ücreti sistemini düşük maliyetli bir alternatif gelir modeli olarak görüyor. Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti alınması durumunda, tanker başına yaklaşık 2 milyon dolar gelir elde edilebileceği öngörülüyor. Bu, İran’a aylık 600 milyon dolara kadar bir gelir sağlayabilir.
Henüz resmi bir sistem kurulmamış olsa da, bazı tankerlerin İran kıyısına yakın rotaları kullandığı ve geçiş için ödeme yaptığı yönünde iddialar ortaya çıkıyor. Lloyd’s List’e göre, en az iki geminin 2 milyon dolar ödeme yaptığı bildiriliyor. Denizcilik sektörü, belirsizlikler nedeniyle alarm durumuna geçmiş durumda.
Uzmanlar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı askeri ve ekonomik bir silah olarak konumlandırdığını, ancak bu hamlenin küresel ticaret düzenini zorlayabileceği ve enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceği konusunda uyarıyorlar. Hürmüz Boğazı artık sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda küresel güç mücadelesinin merkezinde yer alan stratejik bir kaldıraç haline geliyor.




