Mavi Ekonomi Zirvesi’nde Karadeniz’in Potansiyeli Vurgulandı

Mavi Ekonomi Zirvesi’nde Karadeniz’in ekonomik potansiyeli ve sürdürülebilir kalkınma fırsatları ele alındı.

Trabzon, “Mavi Ekonomi Zirvesi” ile mavi ekonominin merkezi haline geldi. Üç gün süren etkinlikte, sürdürülebilirlik, iş birliği ve yatırım fırsatları üzerine çeşitli paneller ve oturumlar gerçekleştirildi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Blue Ekonomi Summit Genel Sekreteri Recep İlhan Yıldız, bu etkinliğin yalnızca bir organizasyon değil, aynı zamanda Karadeniz’in ekonomik ve stratejik geleceğine dair ortak bir vizyon sunduğunu belirtti. Yıldız, “Dünya hızla değişiyor; enerji hatları, ticaret yolları ve küresel dengeler yeniden şekilleniyor. Bu bağlamda Karadeniz, stratejik bir merkez olarak öne çıkıyor. Mavi ekonomi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Ancak bu kalkınma, güvenlik, istikrar ve iş birliği olmadan sürdürülemez. Farklı ülkelerin farklı bakış açıları olabilir, ama denizler ortak bir paydadır. Geleceğimiz de ortaktır ve ortak olan her şeyin birlikte korunması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu zirvenin iş birliklerini güçlendireceğine ve yeni fırsatlar yaratacağına inanıyorum,” dedi.

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Erkut Çelebi, mavi ekonomiden denizleri koruyarak yararlanılması gerektiğini vurguladı. Çelebi, “Denizlerden para kazanırken onları kirletmemek ve tahrip etmemek zorundayız. Enerji kazanımından turizme kadar birçok sektörde denizlerden faydalanıyoruz. Bu sektörün sürdürülebilir olması için geri kazanım büyük önem taşıyor. Trabzon, coğrafi olarak Karadeniz’de kritik bir konumda. Mavi ekonominin bu geniş coğrafyada kazanımlarından birlikte yararlanmalıyız,” ifadelerini kullandı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı ise, mavi ekonominin Karadeniz ve Trabzon için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti.

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) Genel Sekreter Yardımcısı ve Büyükelçi Doç. Dr. Merve Safa Kavakcı, Karadeniz’de denizcilik alanında geliştirilen rotalar ve demiryollarının bölgeye önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Kavakcı, “Karadeniz’de sürdürülebilir bir mavi ekonomi oluşturma çabası içerisindeyiz. Bu, gemicilik, balıkçılık, turizm ve liman işletmeciliğini kapsıyor. Deniz yaşamının korunmasıyla birlikte uzun vadede refah sağlayacak şekilde geliştirilmelidir,” dedi.

Ukrayna’nın eski Başbakan Yardımcısı Ivan Kyrylenko, biyometanın yeşil ekonomi için önemli bir enerji kaynağı olduğunu belirterek, Avrupa Birliği’nin 2030 yılına kadar biyometan üretimini yıllık 35 milyar metreküpe çıkarmayı hedeflediğini açıkladı. Kyrylenko, “Ukrayna, geniş tarımsal yapısı sayesinde biyometan için büyük bir hammadde potansiyeline sahip. Yılda 100 milyon metreküpün üzerinde üretim yapan 6 tesis kurduk. 2050 yılına kadar bu potansiyeli tam olarak kullanmak için yaklaşık 40 milyar Euro değerinde yatırım planlıyoruz. Ukrayna, şu an savaş nedeniyle ekonomik zorluklar yaşıyor. Bu nedenle Türk şirketlerini, özellikle Karadeniz şirketlerini bu alanda yatırım yapmaya davet ediyorum. Sürdürülebilir kalkınmayı çevreyi göz önünde bulundurarak birlikte gerçekleştirebiliriz,” dedi.

Daha sonra, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Karadeniz Bölge Temsilcisi Fikret Yazıcı’nın moderatörlüğünde devam eden oturumda Trabzon Shipyard Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Çakır, deniz taşımacılığının dünya genelinde en önemli sektörlerden biri olduğunu ifade etti. Çakır, Türkiye’nin bu alanda geçmişe göre önemli bir ilerleme kaydettiğini ancak hala hedeflenen seviyenin altında olduğunu belirtti. Tuzla ve Yalova bölgelerinde tersane yapılanmasına dikkat çeken Çakır, “Tersanelerde Tuzla ve Yalova ağırlıklı bir kümelenme var, ancak devlet, Karadeniz bölgesinde Ereğli, Samsun ve Trabzon’da altyapıyı geliştirerek yatırımcıların kullanımına açtı. Ereğli’deki tersaneler ciddi bir büyüklüğe ulaştı. Samsun’daki tesisler ise henüz atıl durumda. Trabzon’da ise bu yatırımları büyütmeye çalışıyoruz,” dedi.

Karadeniz Bölgesi’nin eğitim altyapısının büyük bir avantaj sağladığını ifade eden Çakır, “Denizcilik fakülteleri, yüksekokullar ve teknik liseler bölgemize ciddi katkılar sunuyor. KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi mezunları, hem idarede hem de özel sektörde önemli görevler üstleniyor. Biz de Gemi İnşa Fakültesi öğrencilerinin staj ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Eskiden stajyerler Yalova veya Tuzla’ya gitmek zorundaydı, ancak son iki yıldır burada staj yapan mühendis adayları ile eğitime destek sağlıyoruz,” şeklinde konuştu.

GİSBİR Yönetim Kurulu Üyesi Salih Bostancı, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği’nin Türkiye’nin en eski sivil toplum kuruluşlarından biri olduğunu belirterek, “Amacımız, gemi inşa sektörünü geliştirmek ve tersanelerin küresel pazardaki konumunu güçlendirmektir. Türkiye genelindeki tüm tersanelerimiz bize üye ve 85 aktif tersanemiz bulunuyor,” dedi. Türkiye’nin bu alanda büyük bir kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Bostancı, “Jeopolitik konumumuzu en iyi kullanan sektörlerden biriyiz. Dünyada en büyük kapasiteye sahip ülkelerden biriyiz. Tersanelerimiz, farklı iş alanlarında faaliyet gösteriyor. Savunma sanayiinde de son 20-30 yılda önemli ilerlemeler kaydettik. TCG Anadolu gibi projeler tamamen Türk mühendisleri ve işçileri tarafından gerçekleştiriliyor,” diye ekledi.

Bostancı, bakım-onarım ve yeni inşa rakamlarına da değinerek, “Yeni inşada 2013 yılında 3.6 milyon DWT olan kapasitemiz şu an 4.7 milyon DWT’e ulaştı. Ancak asıl önemli olan bakım-onarım faaliyetleridir. Türkiye’nin bakım kapasitesi 15 milyon DWT’ten 26 milyon DWT’e çıktı. Yılda yaklaşık 2.500-3.000 gemiye bakım yapılıyor. Dünya deniz ticaret filosunun yaklaşık yüzde 13-15’lik pazar payını alıyoruz. Tersanelerimizde 11 kuru havuz ve 38 yüzer havuz bulunmaktadır,” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü Denizyolu Yük Taşımacılığı Dairesi Başkanı Mustafa Çağatay Cansız, Türkiye’nin deniz ticaret filosunun dünya genelinde 12. sırada yer aldığını belirtti. Cansız, yük elleçlemede önceki yılın aralık ayına göre yüzde dörtlük bir artış yaşandığını ifade ederek, “Dünya genelindeki deniz taşımacılığı 12.8 milyar ton. Geçen yıla göre yüzde 1.1 artış var, ancak bizim limanlarımızda elleçlenen yük miktarı dünya ortalamasının üstünde olarak yüzde 4’lük bir artış gösterdi. Dış ticaretimizin yüzde 75’i deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir,” dedi.

Mavi ekonominin büyüklüğünün 2030 yılında 3 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Deniz Ticaret Odası Ro-Ro Meslek Komitesi Başkanı Mesut Cesur, “OECD’ye göre 2030 yılında mavi ekonominin büyüklüğü 3 trilyon dolar olacak. Ülkemizin de 2030 yılındaki ekonomik büyüklüğünün bu seviyeye ulaşmasını bekliyoruz. Karadeniz Ro-Ro taşımacılığı için oldukça uygun bir denizdir. Kısa mesafelerle ticaret yapma potansiyelimiz var. Ancak bu regülasyonları Karadeniz İşbirliği üyeleri ortak bir şekilde halledebilirlerse büyük bir patlama yaşanabilir,” dedi.

Zirveye, TSO Başkanı Erkut Çelebi, KEİPA Genel Sekreter Yardımcısı Borys Kolisnychenko, OECD İstanbul Merkezi Direktörü Achraf Bouali, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, iş insanları ve kamu kurumları katıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu