Jeopolitik Gerilimler Asya Piyasalarını Olumsuz Etkiledi

Asya piyasaları, jeopolitik gerilimlerin etkisiyle önemli kayıplar yaşadı ve kazançlarının büyük bir kısmını yitirdi.

Asya piyasaları, küresel enerji tedarikinde yaşanan aksaklıkların gölgesinde karışık bir seyir izlerken, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle yılbaşından bu yana elde edilen kazançların büyük bir kısmını kaybetti.

Ocak ve Şubat aylarında, özellikle Güney Kore ve Japonya’nın öncülüğünde yapay zeka ve teknoloji alanında yaşanan olumlu gelişmeler, Mart ayında yerini jeopolitik risklere ve enerji arzı konusundaki endişelere bıraktı. 28 Şubat’ta İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının başlaması, Orta Doğu’daki gerilimi artırarak Asya borsalarında satış baskısını tetikledi.

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri neredeyse tamamen durdurması, küresel enerji tedarik ağını olumsuz etkilerken, artan petrol fiyatları dünya genelinde enflasyon kaygılarını artırdı. Yükselen risk algısı ve belirsizlik, yatırımcıların Asya piyasalarından hızla çıkmasına neden oldu ve Mart ayında tüm ana endekslerde önemli düşüşler yaşandı.

Mart ayında Kospi endeksi %19,1, Nikkei 225 endeksi %13,2, Hang Seng endeksi %6,9 ve Şanghay bileşik endeksi %6,5 değer kaybetti. Yılın ilk çeyreğinde ise Kospi endeksi, Ocak ve Şubat aylarındaki güçlü yükselişin etkisiyle %19,9 artış gösterirken, Nikkei 225 endeksi %1,4 yükseldi. Diğer yandan, Hang Seng endeksi %3,3 ve Şanghay bileşik endeksi %1,9 düşüşle çeyreği ekside kapattı.

Asya Piyasaları Uzmanı Süleyman Mete Özbalaban, Japonya, Güney Kore ve Çin’de 2025 yılında piyasalarda yaşanan ralli ve bu yılın ilk iki ayında devam eden yükselişin, Mart ayında İran ile ABD-İsrail arasında patlak veren çatışmalar nedeniyle durduğunu belirtti. Özbalaban, Orta Doğu’daki çatışmaların tüm dünya borsalarını olumsuz etkilediğini ve Asya borsalarında daha derin düşüşlere yol açtığını ifade etti.

Özbalaban, yapay zeka ve veri merkezleri sektörlerinin yarattığı yarı iletken talebinin, yen ve won’un tarihi düşük seviyelerde olması ile birlikte, yabancı yatırımların Nikkei ve Kospi’nin tarihi zirvelerini sürekli yukarı taşıdığını belirtti. Politika açısından, ABD ile müttefik olan Japonya ve Güney Kore’nin geçen yıl Çin’e karşı daha da yakınlaşmasının bu borsaların yükselmesine katkı sağladığını vurguladı. Ancak, Çin borsalarının yabancı sermaye çıkışları, gayrimenkul sektöründeki sorunlar ve ülkenin %5 büyüme hedefinin gerisinde kalması nedeniyle sınırlı bir yükseliş yaşadığını söyledi.

Jeopolitik Risklerin Artışı

Özbalaban, Nikkei 225 ve Kospi endekslerinin yılın ilk çeyreğini savaş koşullarına rağmen pozitif kapattığını belirterek, Çin borsalarının sınırlı düşüşlerle tamamlandığını ifade etti. Ayrıca, 2026 yılının ilk çeyreğinde dolara karşı Japon yeni %1,29, Güney Kore wonu %4,39 değer kaybederken, Çin yuanı %1,37 değer kazandı.

Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkardığını belirten Özbalaban, savaşın uzaması durumunda varil fiyatlarının 150-200 dolar seviyelerine yükselebileceğini kaydetti. Bölgenin global petrol arzının yaklaşık %30’unu karşıladığını ve üretim dışı kalmasının enerji tedarikinde sorunlar yarattığını vurguladı. Özbalaban, jeopolitik risklerin son yıllarda hiç olmadığı kadar arttığını ifade ederek, bu durumun küresel piyasalarda düşüşe neden olabileceğini dile getirdi.

Yüksek Enerji Fiyatlarının Etkisi

Asya ekonomilerinin petrol fiyatlarından daha fazla etkilendiğini belirten Özbalaban, bu durumun Asya borsalarındaki düşüşlerin diğer piyasalara göre daha büyük olmasına yol açtığını söyledi. Morgan Stanley’e göre Asya’nın enerji bağımlılığının en yüksek olduğunu belirten Özbalaban, petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artışın Asya Bölgesi’nin GSYH’sini %0,2-0,3 puan düşürdüğünü ifade etti. Güney Kore ve Japonya’nın en fazla bağımlı olduğu ülkeler arasında yer aldığını, Çin’in ise yenilenebilir enerjiye yönelmesi ve Rus petrolü kullanması nedeniyle daha avantajlı olduğunu belirtti.

Yüksek enerji fiyatları, jeopolitik riskler ve global resesyon ihtimalinin Nikkei 225, Kospi, Hang Seng ve Şanghay endekslerini olumsuz etkilemeye devam edebileceğini belirten Özbalaban, tarihsel olarak petrol fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde, ilk şok atlatıldıktan sonra borsaların yükseldiğini, bu nedenle sonbahardan sonra bu endekslerin tekrar yükselebileceğini öngördüğünü ifade etti.

Asya borsalarının Mart ayı ve ilk çeyrek performansı, yatırımcılar için dikkatle izlenmeye devam edecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu