Merkez Bankası’nın Fonlama Beklentileri Zayıfladı
Orta Doğu’daki gerginlikler ve enflasyon artışı, TCMB’nin fonlama kararlarını etkileyebilir.
ŞEBNEM TURHAN
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıklayacağı gün yaklaşırken, piyasalarda %37 seviyesindeki politika faizinin sabit tutulması yönünde güçlü beklentiler var. Ancak, ABD ile İran arasındaki gerilimlerin yeniden tırmanması ve petrol fiyatlarının yükselmesi, TCMB’nin bu kararını zorlaştırabilir. Uzmanlar, politika faizinde ilk indirimin en erken eylülde gerçekleşeceğini öngörüyor. Eşel mobil sisteminden çıkış hazırlıkları ise enflasyon açısından risk oluşturabilir.
Bu yıl yalnızca ocak ayında 100 baz puanlık bir indirim gerçekleştiren TCMB, diğer üç toplantısında faiz oranlarını değiştirmedi. Savaşın etkilerini azaltmak amacıyla, piyasayı %40’tan fonlamaya yönelmişti. Matriks Haber’in yaptığı ankete göre, ekonomistler TCMB’nin bu ay politika faizini %37 seviyesinde tutmasını bekliyor. Ankette 33 aracı kurum ve bankanın tahminleri yer alıyor. Temmuz 2026 toplantısı için yapılan tahminlerde, 32 ekonomist haftalık repo faizinin sabit kalacağına inanırken, sadece bir ekonomist faiz oranının 300 baz puan düşerek %34’e ineceğini öngördü. Böylece, politika faizine ilişkin medyan tahmin %37, ortalama tahmin ise %36,91 olarak belirlendi. Ayrıca, borç alma ve verme faizlerinin de %35,50 ile %40,00 bandında kalacağı düşünülüyor.
Uzmanlar, TCMB’nin son bir ayda döviz alımlarıyla rezervlerini artırmasının olumlu bir gelişme olduğunu belirtirken, haziran ayı enflasyonunun beklenenden yüksek gelmesi ve petrol fiyatlarının 85 doların üzerine çıkması, Merkez Bankası’nın elini zayıflatıyor. Ateşkes sürecinin devam etmesiyle birlikte, piyasa aktörleri TCMB’nin haftalık repo ihalelerine yeniden başlayacağını düşünüyor, ancak bu ihalelerin göstermelik olabileceği yönünde endişeler artıyor.
Temmuz ayı enflasyonunun %1,5’i aşabileceği tahmin ediliyor. Eşel mobil sisteminden çıkış hazırlıkları ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, enflasyonla mücadelede risk oluşturuyor. Uzmanlar, temmuzda süt fiyatlarındaki artışın aylık enflasyonu %1,5’in üzerine çıkarabileceğini ifade ediyor. Hizmet sektöründeki tatil döneminin de enflasyonu artıracağı öngörülüyor. Tüm bu faktörler, TCMB’nin gevşeme kararını ertelemesine neden oluyor. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’nde, temmuz ayına ilişkin aylık enflasyon beklentisi %1,5 seviyesinden %1,68’e yükseldi.
Uzmanlar, TCMB’nin erken bir gevşeme beklemediklerini ve haftalık repo ihalelerine başlanmama ihtimalinin bulunduğunu vurguluyor. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti uzun süredir %40 seviyesinde devam ediyor. Eğer TCMB, haftalık repo ihaleleri ile %37’den fonlamaya geçerse bile, gerektiğinde yeniden %40’tan fonlamaya dönebilir.
Fitch’ten sert bir gevşeme riski uyarısı
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, geçtiğimiz hafta Türkiye ile ilgili değerlendirmesinde ülkenin kredi notunu ”BB-” düzeyinde sabit bıraktı. Fitch, Türkiye’nin düşük kamu borcu, büyük ve çeşitlendirilmiş ekonomisi ile dayanıklı bankacılık sektörünün kredi notunu destekleyen unsurlar arasında olduğunu belirtti. Enflasyonun hazirandaki %32 seviyesinden 2026 sonunda %29,5’e ve 2028 sonunda %18’e gerileyeceğini öngören Fitch, yüksek enflasyon beklentilerinin sert bir politika gevşemesinin enflasyonist baskıları artırma riskini artırdığını ifade etti. TCMB’nin fonlama maliyetini 300 baz puan artırması ve kredi limitlerini sıkılaştırıcı adımları, lirayı istikrara kavuşturmak amacıyla gerçekleştirilen döviz müdahaleleri sonrası uluslararası rezervlerde kısmi bir toparlanmayı destekledi. Fitch, brüt döviz rezervlerinin 2026 sonunda 167 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Dış finansman ihtiyacındaki azalma ve sıkı politika duruşunun korunmasının, kredi notunda yükselişe yol açabileceğine dikkat çekti.




