Cevdet Yılmaz: Kamu Çalışanlarının Sorunlarını Çözdük
Cevdet Yılmaz, kamu çalışanlarının sorunlarını çözdüklerini ve önemli adımlar attıklarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’da Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu’nun (Kamu-Sen) 8. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bölgedeki istikrar merkezi konumunu vurgularken, kamu çalışanlarına yönelik geçmişte çözülmeyen birçok sorunu ele aldıklarını belirtti.
Yılmaz, son 24 yılda kamuda sendikalaşma oranının yüzde 48’den yüzde 77’ye yükseldiğini ve sendikalı kamu personeli sayısının 650 binden 2,3 milyona çıktığını ifade ederek, bu rakamların daha da artmasını umduğunu dile getirdi.
Kamu çalışanlarının sorunlarına dair önemli adımlar attıklarını belirten Yılmaz, 2003 yılında zorunlu tasarruf hesaplarının tasfiyesini gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Ayrıca, iktidara geldikleri günden bu yana birçok kangrenleşmiş sorunu çözdüklerini, anapara ve biriken nemaları ödediklerini, 2005 ve 2015 yıllarında kamu görevlilerine ek bir derece verildiğini, 2006 yılında disiplin suçlarıyla ilgili affın sağlandığını ve 2007’den itibaren banka promosyonlarının tamamının kamu çalışanlarına ödenmesini temin ettiklerini açıkladı.
Yılmaz, 2007 yılında kamuda geçici işçi olarak çalışan 214 bin kişinin sürekli işçi veya sözleşmeli personel statüsüne geçirildiğini, 2009 yılında ise 1 Mayıs’ın ‘Emek ve Dayanışma Günü’ olarak resmi tatil ilan edildiğini belirtti.
Kamu çalışanlarının maaşlarına yapılan artışlara da değinen Yılmaz, en düşük memur maaşını 2002 yılında 392 TL iken, 2026 Ocak ayında enflasyon farkıyla birlikte yaklaşık yüzde 300 oranında artırarak 61 bin 890 TL’ye çıkardıklarını ifade etti. Ayrıca, kamuda başörtüsü yasağını kaldırdıklarını ve 725 bin taşeron işçiyi sürekli işçi kadrosuna geçirdiklerini vurguladı.
Yılmaz, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine de değinerek, Türkiye’nin istikrar merkezi konumunu sürdürdüğünü ve bölgedeki istikrarsızlıkların aksine Türkiye’nin barış ve istikrar sağlama çabalarını vurguladı. Bu bağlamda, İsrail’in bölgedeki eylemlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti ve Cumhurbaşkanı’nın ‘Türkiye Yüzyılı’ kavramının önemini bir kez daha hatırlattı.




