BM Genel Sekreteri Guterres İklim Krizine Yönelik 7 Temel Adım Belirtti

BM Genel Sekreteri Guterres, iklim krizine karşı atılması gereken yedi temel adımı açıkladı ve COP31’de hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dünya genelinde yaşanan iklim krizine karşı atılması gereken yedi temel adımı sıraladı. Guterres, bu geçiş sürecinin COP31 toplantısında hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti.

Avrupa’yı etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgası devam ederken, Guterres, fosil yakıtların iklim değişikliğine yol açtığını belirterek, bu durumun geri döndürülemez zararlara yol açmaması için daha kararlı küresel adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Londra İklim Eylem Haftası’nın açılışında konuşan Guterres, dünyanın petrol bağımlılığının hem iklim krizini hem de enerji güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti. “Bu krizler birbirinden bağımsız gibi görünse de, hepsi fosil yakıtların neden olduğu aynı yıkıcı kaynağı paylaşıyor ve ortak bir çözüm gerektiriyor” dedi. Guterres, temiz enerjiye adil bir geçiş ile iklim değişikliğinin etkilerini en çok hissedenler için uyum ve dayanıklılık sağlanması gerektiğini belirtti.

Ayrıca, Ortadoğu’daki savaşın etkilerine de değinen Guterres, artan enerji fiyatlarının ve ekonomik belirsizliğin, düşük ve orta gelirli ülkelerin borç yükünü artırdığını ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini ifade etti. Ancak, 2010’dan bu yana güneş enerjisi maliyetinin %90, kara tipi rüzgar enerjisinin %70 ve batarya depolamanın %95 oranında düştüğünü de sevindirici bir gelişme olarak aktardı.

Guterres, fosil yakıtlardan kesin bir kopuşu hedefleyen yol haritasının bir parçası olarak yedi temel adım önerdi. İlk olarak, sera gazı emisyonlarının hemen zirve noktasına ulaşması, bu on yıl içinde keskin bir şekilde azalması ve 2050 yılına kadar net sıfıra inmesi gerektiğini belirtti. G20 ülkelerinin küresel emisyonların yaklaşık %80’inden sorumlu olduğunu hatırlatarak, bu konuda öncülük etmeleri gerektiğini vurguladı.

İkinci adım olarak, temiz enerjinin teşvik edilmesi ve fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması gerektiğini ifade eden Guterres, bu yılın ilk çeyreğinde en büyük sekiz fosil yakıt şirketinin fazladan 6,5 milyar dolar kâr elde ettiğini belirterek hükümetleri bu şirketleri vergilendirmeye çağırdı.

Üçüncü olarak, yapay zeka şirketlerinin çevresel etkilerini şeffaf bir şekilde açıklamaları gerektiğini dile getirdi. Guterres, yapay zeka veri merkezlerinin birçok ülkeden daha fazla elektrik tükettiğini belirterek, “Artık tüm etkileri açıkça ortaya koymanın zamanı geldi” dedi.

Dördüncü adım olarak, kalkınma olmadan kaynak çıkarımına son verilmesi gerektiğini vurgulayan Guterres, temiz enerjiye geçişin her yerdeki çalışanlara ve yerel topluluklara fayda sağlaması gerektiğini ifade etti. Bu sürecin COP31 kapsamında Türkiye’de daha da ileri taşınması gerektiğini belirtti.

Beşinci adımda, iklim risklerine karşı en savunmasız kesimlerin korunması gerektiğini ifade eden Guterres, insani ve ekonomik felaketler yaşanmadan önce hazırlık ve erken müdahale sistemlerinin kurulması gerektiğini söyledi. Gelişmiş ülkelerin iklim uyum finansmanını iki katına çıkarma sözlerini yerine getirmeleri ve bunu üç katına çıkaracak bir yol haritası oluşturmaları gerektiğini vurguladı.

Guterres, fosil yakıtlardan çıkış ve yeşil dönüşümün hızlı bir şekilde gerçekleşebilmesi için uygun ve adil finansmanın sağlanması gerektiğini belirtti. Yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek olan ülkelerin temiz enerji devriminden dışlandığını ifade eden Guterres, Afrika ülkelerinin dünyanın en iyi güneş enerjisi kaynaklarının %60’ına sahip olmasına rağmen, küresel temiz enerji yatırımlarının yalnızca %2’sini alabildiğini hatırlattı.

Ayrıca, gelişmiş ülkelerin Kayıp ve Zarar Fonu ile Yeşil İklim Fonu’na verdikleri destek sözlerini yerine getirmeleri gerektiğini belirten Guterres, gelişmekte olan ülkelere taahhüt edilen 300 milyar doların sağlanması ve 2035 yılına kadar yılda 1,3 trilyon dolar finansman seferber edilmesine yönelik somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Son olarak, bilimin desteklenmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve iklimle ilgili yanlış bilgilerin önüne geçilmesi gerektiğini belirten Guterres, “Dezenformasyon, iklim eylemlerini geciktirmek ve belirli çıkar gruplarının konumunu korumak amacıyla kasıtlı olarak yayılıyor” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu