Orta Doğu Havacılığı Savaşın Etkisiyle 4,3 Milyar Dolar Zarar Edecek
Orta Doğu havacılığı, savaş ve artan maliyetler nedeniyle 2026’da 4,3 milyar dolar zarar bekliyor.
Orta Doğu havacılık sektörü, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları ve İran’ın karşılık vermesiyle birlikte tarihinin en büyük krizlerinden birini yaşıyor. Savaşın etkileri, uçuş iptalleri, kapanan hava sahaları ve artan yakıt maliyetleri ile kendini gösteriyor. Bu durum, bölgedeki havayollarının 2026 yılında toplamda 4,3 milyar dolar net zarar etmesine yol açması bekleniyor.
Middle East Eye’ın haberine göre, bölge hava sahasının kapanması ve havalimanlarının hedef alınması, küresel havayolu şirketlerini operasyonlarını askıya almaya zorladı. Çatışmaların azalmasının ardından hava sahaları kademeli olarak açılmaya başlasa da, aksamalar devam ediyor. Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), havayolu şirketlerine 31 Ağustos 2026 tarihine kadar Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE ve Umman Körfezi’nin bazı hava sahalarından uzak durmalarını tavsiye etti.
Savaşın bölgedeki havacılık üzerindeki uzun vadeli etkileri, düşen yolcu ve kargo talebi ile kendini gösteriyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) Haziran ayı öngörülerine göre, Orta Doğu merkezli havayolu şirketlerinin 2025 yılında elde ettiği 7,2 milyar dolarlık net kar, 2026 yılında 4,3 milyar dolarlık büyük bir net zarara dönüşecek.
Bölgenin önde gelen havayolu şirketleri Emirates, Etihad ve Qatar Airways, operasyonlarına yeniden başlamış olsalar da henüz tam kapasiteye ulaşamadılar. Financial Times’a konuşan Emirates CEO’su Tim Clark, uçaklarının yalnızca kapasitenin dörtte üçü oranında hizmet verebildiğini belirtti.
Avrupalı ve Asyalı havayolları, bölgeye yönelik uçuşları neredeyse tamamen durdurmuş durumda. Air France, Ağustos sonu, Lufthansa ise Eylül ayında uçuşlara yeniden başlamayı planlarken, British Airways, Cathay Pacific ve Singapore Airlines Ekim ayı sonuna kadar beklemeyi düşünüyor. Air Canada’nın ise bölgeye dönmesi 2027 yılının ortasını bulacak. Bu durum, yolcular için seçenekleri oldukça kısıtlıyor. Örneğin, Eylül ayında BAE ile Londra arasında uçmak isteyenler yalnızca Emirates, Etihad veya Air Arabia’nın seferlerine mahkum kalıyor.
Körfez ülkeleri, tüm uçuş trafiğini tek bir ana merkezde toplayarak dünyaya dağıtan bir modelle çalışıyor. Bu model, Avrupa ile Asya arasında stratejik bir köprü işlevi görüyor ancak savaş nedeniyle çökme riskiyle karşı karşıya. Emirates, çatışmaların yeniden başlaması ihtimali nedeniyle Dubai aktarmalı uçmak istemeyen müşterileri geri kazanmak için yenilikçi adımlar atıyor. Şirket, savaş kaynaklı iptallerde tam teminat sağlayan bir seyahat sigortası poliçesini devreye soktu. Emirates CEO’su Tim Clark, sundukları yeni garanti ile yolcuları mağdur etmeyeceklerini belirtti.
Dubai yönetimi, turizmi canlandırmak amacıyla BAE vatandaşları tarafından davet edilen ziyaretçilere ücretsiz paketler sunarken, uzun aktarmalı uçuşlar için de ücretsiz otel konaklama imkanı sağlıyor. Ancak bölgedeki kriz, kargo taşımacılığını da olumsuz etkiledi. Küresel hava kargo talebi %8,5 büyürken, Orta Doğu’daki kargo talebi %5,6 ile bu oranın gerisinde kaldı. Avrupa ile Orta Doğu arasındaki hava kargo trafiği, geçen yıla göre %41,1 azaldı. Özel jet sektöründe de benzer bir durum söz konusu; Körfez ülkelerinden çıkışlı özel jet trafiği, savaşın başlangıcından bu yana %46,5 oranında azaldı.
Yakıt fiyatları, sektördeki en büyük sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Jet yakıtı fiyatları, Haziran ayında %20 gerilemiş olsa da geçen yılın aynı dönemine göre %45,8 daha yüksek durumda. IATA, 2026 yılı ortalama jet yakıtı fiyatlarının 2025 seviyelerinin %70 üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen, İsrail’in bayrak taşıyıcısı El Al, uluslararası şirketlerin İsrail uçuşlarını askıya almasıyla birlikte pazarda neredeyse tekel konumuna geldi ve karını geçen yıla göre iki katından fazla artırarak rekor kırdı. Ancak yolcular, fahiş bilet fiyatlarından şikayet etmeye devam ediyor.




