Karadeniz’de Balıkçı Teknesine Saldırı: 1 Ölü, 4 Yaralı
Karadeniz’de Türk bayraklı ‘Duru 67’ balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, dört kişi yaralandı.
Karadeniz’de Balıkçı Teknesine Saldırı: 1 Ölü, 4 Yaralı
Türk bayraklı balıkçı teknesi ‘Duru 67’, işgal altındaki Kırım’ın batısında, Sivastopol açıklarında bir saldırıya maruz kalarak battı. Olayda Cüneyt Varlık isimli bir balıkçı hayatını kaybederken, dört kişi de yaralandı. Yaralılar, yakınlarda bulunan ‘Burak Kaya’ isimli tekne tarafından kurtarıldı ve Sahil Güvenlik ekipleri olay yerine müdahale etti. Türk yetkililer, saldırının sorumlusunu henüz açıklamazken, Ukrayna Donanması saldırının bir Rus dronuna ait olduğunu iddia etti.
Karadeniz, savaşın etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği bir bölge haline gelmiş durumda. İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre, 5 Haziran 2026 tarihinde meydana gelen olay, Kırım’ın batısında, Sivastopol açıklarında gerçekleşti. Saldırı sonucu ‘Duru 67’ isimli tekne battı.
Olayın yaşandığı bölgedeki ‘Burak Kaya’ balıkçı teknesi, batan tekneden beş yaralı balıkçıyı denizden alarak İnebolu’ya doğru hareket etti. Ancak, ağır yaralı bir balıkçı yolda hayatını kaybetti. Böylece, olayda bir ölü ve dört yaralı kaydedildi.
Başlangıçta sıradan bir av seferi olarak planlanan bu yolculuk, balıkçılar için bir kabusa dönüştü. Teknenin bir saldırıya uğraması, mürettebatı sulara gömerek yardımın gelmesini beklemek zorunda bıraktı.
NEREDE ve NE ZAMAN?
Olay, 5 Haziran 2026 tarihinde, Karadeniz’in kuzey kesiminde, Kırım yarımadasının ve Sivastopol’ün batısındaki sularda gerçekleşti. Bu bölge, Rusya-Ukrayna savaşının deniz ayağının en sıcak noktalarından biri olarak biliniyor; insansız hava araçları ve deniz araçlarının yoğun kullanımı nedeniyle ticari ve sivil gemiler için yüksek risk taşıyor.
Kurtarma operasyonunun önemli bir kısmı, Sahil Güvenlik gemisi TCSG-96’nın yaralıları taşıyan ‘Burak Kaya’ teknesine ulaşmasıyla gerçekleşti. TCSG-96, İnebolu Limanı’na yaklaşık 115 deniz mili uzaklıkta yaralıları aldı ve dönüş yolculuğuna başladı. Bu mesafe, yaklaşık 15 saatlik bir yolculuk anlamına geliyordu.
KİM?
Hayatını kaybeden balıkçının Cüneyt Varlık olduğu öğrenildi; cenazesi otopsi için morga kaldırıldı. Yaralı dört balıkçının tedavisi ise devam ediyor. Kastamonu İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz, yaralılarda yoğun şarapnel yaralanmaları olduğunu belirtti ve sağlık ekibinin, yaralılardan birine acil cerrahi müdahalede bulunduğunu aktardı.
“Hastalarımızdan ikisinin durumu nispeten hafif, diğer ikisinin durumu ise daha ağır.” — Fevzi Yavuzyılmaz
Kurtarma operasyonu, denizcilik geleneğinin bir örneğini sergileyerek, ‘Burak Kaya’ teknesinin tehlikedeki meslektaşlarını kurtarmasıyla başladı. Ardından, İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı devreye girdi ve TCSG-96, uzman tıbbi ekibiyle İnebolu Limanı’ndan hareket etti.
Yaralı balıkçılar, zorlu bir yolculuğun ardından İnebolu’ya ulaştırıldı. Aileleri, denizden gelecek haberi kaygıyla beklerken, bu süre dakikaların yıllar gibi uzadığı bir bekleyişe dönüştü. Bir av seferinin trajik sonu, Karadeniz’deki balıkçı kasabalarında derin bir üzüntü yarattı.
NASIL?
Sahil Güvenlik açıklaması, saldırıda kullanılan silahın türünü ve failini belirtmedi; ancak yaralılarda görülen yoğun şarapnel yaraları, patlayıcı yüklü bir aracın isabet ettiğini düşündürüyor. TCSG-96, ‘Burak Kaya’ teknesine saat 19.20’de ulaştı; hayatını kaybeden balıkçının naaşı ve yaralılar, Sahil Güvenlik gemisine alındı ve tıbbi müdahaleye başlandı.
Kurtarma operasyonu, deniz ortasında adeta bir yoğun bakım tablosuna dönüştü. Sahil Güvenlik ekibi, yaralıları alır almaz müdahaleye başladı; en ağır yaralı için açık denizde acil cerrahi uygulandı. Uzun mesafeli tahliyelerde her dakikanın kritik öneme sahip olduğu bir kez daha görüldü.
İlginç bir detay olarak, ‘Duru 67’ teknesinin 2022 yılında Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde karaya oturduğu kayıtlardan anlaşıldı.
KİM YAPTI ve NEDEN?
Olayın failine dair bilgiler henüz netleşmiş değil. Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın resmi açıklaması, saldırganı ya da kullanılan silahı belirtmedi. Ancak Ukrayna Donanması, saldırının bir Rus dronuna ait olduğunu öne sürdü. Rusya’dan ise olaya dair herhangi bir açıklama yapılmadı.
Neden sorusunun yanıtı ise daha geniş bir bağlamda incelenmeli. Karadeniz, yıllardır süren bir yıpratma savaşının sahnesi haline geldi. Bir balıkçı teknesinin bu kadar kuzeyde, işgal altındaki Kırım’a yakın sularda avlanması, onu tehlikeli bir bölgeye sokmuş durumda.
Failin kesin tespit edilmesi, bu tür olaylarda genellikle zor olmaktadır. Tarafların birbirini suçladığı, radarların kapatıldığı ve gemilerin kimliklerinin gizlendiği bir ortamda, isabetin hangi taraftan geldiğini bağımsız bir şekilde doğrulamak teknik incelemeleri gerektiriyor. Bu nedenle Türk makamlarının ihtiyatlı dili, devam eden bir değerlendirmeyi işaret ediyor.
Daha geniş tablo: Aynı gün, başka bir deniz
‘Duru 67’ye yönelik saldırı, tek başına bir olay değil. Aynı gün, Azak Denizi’nde ‘Natra’ ve ‘Zircon’ isimli iki kuru yük gemisi insansız hava araçlarıyla vurulmuş; bu saldırılarda beş Azerbaycan vatandaşı denizci hayatını kaybetmiş, dört kişi yaralanmıştı. Vurulan ‘Natra’ gemisinin İstanbul merkezli bir Türk şirketine ait olması, Türk denizciliğinin maruz kaldığı riski bir kez daha gözler önüne serdi.
Türk unsurlarının hedef alınması yeni bir durum değil. Daha önce de Rusya’nın ‘gölge filosuna’ bağlı tankerler, Türkeli açıklarında benzer saldırılara uğramıştı. ‘Duru 67’nin akıbeti, bu zincire eklenen ve doğrudan sivil balıkçıları hedef alan yeni bir halka oldu.
5 Haziran, tüm Karadeniz havzası için olağanüstü hareketli bir gün olarak kaydedildi. Romanya’nın Köstence Limanı’nda, Ukrayna’ya ait olduğu belirtilen bir deniz dronunun infilak etmesi, bir NATO üyesinin kıyısında alarm zillerini çaldırdı. Azak Denizi’ndeki beş can kaybı ve Karadeniz’deki bu balıkçı ölümü, savaşın deniz cephesinin sivillere maliyetinin en ağır günlerinden biri olarak tarihe geçti.
Hukuki boyut: balıkçılar da hedef olunca
Sivil bir balıkçı teknesinin ve gemiadamlarının saldırıya uğraması, uluslararası deniz hukuku açısından ciddi sorular doğurmaktadır. Çatışmanın tarafı olmayan sivillerin can güvenliği, denizde arama-kurtarma yükümlülükleri ve seyrüsefer serbestisinin korunması, olayın yalnızca güvenlik değil aynı zamanda hukuki boyutunu da öne çıkarıyor. Balıkçılığın doğası gereği geniş sahalarda ve bazen riskli sulara yakın icra edilmesi, Türk balıkçıları için sürekli bir tehdit anlamına geliyor.
Sırada ne var? Hayatını kaybeden Cüneyt Varlık için adli süreç devam ediyor; yaralı balıkçıların tedavisi sürüyor. Olayın failine ve kullanılan silaha ilişkin teknik incelemenin sonuçları ile Türk makamlarının atacağı diplomatik adımlar, önümüzdeki günlerde durumu netleştirecektir. Bu bilgiler doğrulandıkça güncellenmeye açık olacaktır.
“05 Haziran 2026 tarihinde Karadeniz’de (Kırım batısı, Sivastopol açıkları) Türk bayraklı DURU 67 isimli balık avlama teknesine saldırı düzenlendiği bilgisi alınmıştır. Saldırı sonucu hasar alan tekne batmıştır. Yakın bölgedeki BURAK KAYA isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki 5 yaralı balıkçımızı ivedilikle tahliye etmiş, intikal esnasında durumu ağır olan 1 balıkçımız maalesef hayatını kaybetmiştir. (…) Hayatını kaybeden balıkçımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.”




