Microsoft ve OpenAI Anlaşmasında Dönüm Noktası: Münhasır Haklar Sona Erdi
Microsoft ve OpenAI, yapay zeka modellerinin münhasır satış haklarını sona erdirdi. Yeni anlaşma, çoklu bulut entegrasyonuna kapı aralıyor.
Microsoft ve OpenAI, yapay zeka ve bulut bilişim alanındaki iş birliklerini köklü bir şekilde değiştiren önemli bir anlaşmaya imza attı. Yapılan düzenleme ile birlikte Microsoft’un OpenAI modellerini satma konusundaki münhasır hakkı kaldırılmış oldu.
Bu yeni yapı, OpenAI’nin Amazon gibi farklı bulut hizmet sağlayıcılarıyla daha geniş iş birlikleri kurmasına olanak tanırken, şirketin dağıtım ağını da genişletmesini sağlayacak.
Microsoft’un OpenAI modellerini satma konusundaki özel hakkı, yapay zeka alanındaki gelişmelerin ilk yıllarında şirketin bulut satışlarını artıran önemli bir unsur olarak öne çıkmıştı. Ancak, yapılan ortak açıklamayla bu münhasırlığın sona erdiği duyuruldu. Microsoft, kendi bulut platformu üzerinden yeniden sattığı OpenAI ürünleri için artık gelir paylaşımı ödemesi yapmayacak.
Şirketler, revize edilen anlaşmanın OpenAI’nin büyümesinde ve daha geniş yapay zeka ekosisteminde kritik rol oynayan karmaşık ilişkiyi sadeleştirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Yeni anlaşma ile OpenAI modellerinin Amazon Web Services ve diğer bulut bilişim sağlayıcılarında yer alması mümkün hale geliyor. OpenAI, yapay zeka yazılımlarını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve artan bilgi işlem ihtiyacını karşılamak amacıyla Amazon dahil birden fazla bulut sağlayıcısıyla işbirlikleri geliştirmeyi planlıyor.
Microsoft ve OpenAI, “Değiştirilen anlaşmada sağlanan daha fazla öngörülebilirlik, yapay zeka platformlarını büyük ölçekte inşa etme ve işletme konusundaki ortak kabiliyetimizi güçlendirirken, her iki şirkete de yeni fırsatları takip etme esnekliği sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Münhasırlığın kaldırılmasıyla birlikte Microsoft, OpenAI’nin “birincil bulut sağlayıcısı” olma konumunu sürdürecek. Anlaşma gereği, OpenAI’nin yeni ürünleri ilk olarak Microsoft’un bulut birimi Azure üzerinde kullanıma sunulacak. Bu düzenleme, OpenAI’ye daha geniş dağıtım imkanı sunarken, Microsoft’un yapay zeka girişimiyle olan stratejik bağını da devam ettirmesine olanak tanıyor.
Amazon’un bulut birimi AWS, bu yılın başlarında duyurulan yatırım kapsamında OpenAI ile AWS üzerinde barındırılacak ürünler geliştirdiğini açıklamıştı. Financial Times’ın geçen ayki haberine göre Microsoft, bu girişimin OpenAI’nin fikri mülkiyetine ilişkin münhasır haklarını ihlal edebileceği düşüncesiyle hukuki adım atmayı değerlendirmişti. Ancak pazartesi günü açıklanan yeni anlaşma, OpenAI modellerinin AWS ve diğer bulut sağlayıcılarında yer almasının önündeki belirsizlikleri azaltmış oldu.
Yeni anlaşma çerçevesinde, OpenAI’nin kendi sattığı ürünlerden Microsoft’a yaptığı gelir paylaşımı için bir üst sınır getirilecek. Şirketler, bu sınırın ne olduğunu açıklamadı. Ancak Microsoft, OpenAI’den 2030 yılına kadar gelir payı almaya devam edecek. Bu ödeme, OpenAI’nin insan yetenekleriyle eşleşebilen görevleri yerine getirebilecek yapay genel zeka geliştirme hedefine ulaşıp ulaşmamasından bağımsız olarak sürecek. Önceki anlaşmada ise, OpenAI’nin yapay genel zekaya ulaşması halinde gelir paylaşımı ödemelerinin sona ereceği öngörülüyordu.
OpenAI’nin geçen yıl kâr amaçlı bir işletme olarak yeniden yapılandırılması çerçevesinde Microsoft, yapay zeka girişiminde yüzde 27 oranında sahiplik payı elde etmişti. Microsoft ile OpenAI arasındaki ilişki, bu hafta Elon Musk ile görülecek davayla da gündemde olacak. Musk, OpenAI’nin Microsoft’tan aldığı milyarlarca dolarlık destekle kâr amaçlı yapıya dönüşerek kuruluş ilkelerinden uzaklaştığını savunuyor ve OpenAI ile Microsoft’tan 134 milyar dolara kadar tazminat talep ediyor.
Anlaşmanın duyurulmasının ardından Microsoft hisseleri, New York’ta piyasanın açılışında yaklaşık yüzde 1 geriledi. Amazon hisseleri ise yüzde 1’den daha az bir düşüş kaydetti. Evercore ISI analistleri, revize edilen anlaşmanın yatırımcılar açısından büyük bir sürpriz olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Analistler, Microsoft’un son dönemde daha geniş ve çok modelli bir stratejiye ilgi gösterdiğine, OpenAI’nin ise dağıtım ağını piyasada daha geniş bir alana yaymak için açık teşviklere sahip olduğuna dikkat çekti.




