Mobilya sektörü küresel pazarlarda kan kaybediyor
Mobilya sektörü, artan işçilik ve finansman maliyetleri nedeniyle son yıllarda dış pazarlarda yüzde 10 kayıp yaşarken ihracat 5 milyar dolarda kaldı.
YENER KARADENİZ/İSTANBUL
Mobilya sektörü, yükselen üretim giderleri ve finansmana erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle uluslararası pazarlardaki gücünü korumakta zorlanıyor. Mobilya Dernekleri Federasyonu’nun (MOSFED) 24-26 Eylül tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde üçüncü kez düzenleyeceği Furnishings & Design Istanbul (FDI) etkinliğinin tanıtım toplantısında konuşan MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, sektörde 49 bin 179 üretici işletmenin faaliyet gösterdiğini ve yaklaşık 500 bin kişiye istihdam sağlandığını söyledi.
Türkiye mobilya sektörünün üretim hacminin 14 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ve yaklaşık 200 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini aktaran Güleç, maliyetlerdeki artışın firmaların rekabet kapasitesini ciddi biçimde baskıladığını ifade etti.
Dış pazarlardaki kayıp derinleşiyor
Güleç, 2022’den sonra dış satışlarda miktar bazında yaklaşık yüzde 10 gerileme yaşandığını belirtti. Kilogram başına ihracat fiyatındaki yükselişin gelir kaybını kısmen dengelediğini kaydeden Güleç, bu yöntemin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Türkiye’nin yaklaşık 30 ülkede pazar liderliğine sahip olduğunu ancak bu konumların da tehlikeye girdiğini dile getiren Güleç, sektörün 7-7,5 milyar dolarlık ihracat hedeflemesi gerekirken 5 milyar dolar seviyesinde kaldığını söyledi. Güleç, “Kayıpları tolere edecek vaktimiz kalmadı” diyerek mevcut ekonomik koşulların emek yoğun sektörler üzerindeki baskısına dikkat çekti.
Finansman giderleri kârı eritiyor
Yüksek faiz oranları ve finansman maliyetlerinin işletmelerin kârlılığını sınırladığını belirten Güleç, sektörün kazancının önemli bölümünün finansman giderlerine yöneldiğini ifade etti. Ekonomi politikalarının son üç yıldaki seyriyle devam edilmesinin mümkün olmadığını savunan Güleç, girişimcilerin de artan maliyetler nedeniyle emek yoğun sektörlere yatırım yapmaktan uzaklaştığını söyledi.
İşçilik maliyetinin toplam giderler içindeki payının daha önce yüzde 15-20 düzeyindeyken yüzde 50’nin üzerine çıktığını aktaran Güleç, yurt dışındaki müşterilerin Türkiye’deki yüksek enflasyondan kaynaklanan maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmayı kabul etmediğini belirtti. Güleç, imalat sanayisinde istihdamı destekleyecek vergi teşvikleri ve benzeri uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Rekabet için tasarım ve markalaşma vurgusu
Güleç, yüksek maliyet ortamında yalnızca düşük fiyatla rekabet etmenin mümkün olmadığını, sektörün tasarım, markalaşma, inovasyon ve yüksek katma değer alanlarına yönelmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin mobilya üretiminde kullanılan çok sayıda malzemeyi kendi bünyesinde üretebildiğine dikkat çeken Güleç, büyümenin tek başına yeterli olmadığını, tasarım odaklı bir gelişim modelinin rekabet gücünü artıracağını ifade etti.
MOSFED’in bu dönüşümün önemli araçlarından biri olarak konumlandırdığı FDI, 24-26 Eylül’de üçüncü kez düzenlenecek. İlk iki organizasyonda 150 markanın yer aldığı etkinliği, Türkiye’nin yanı sıra 64 ülkeden 39 bin 567 kişi ziyaret etti. Tasarımcılarla iş dünyasını buluşturan program kapsamında 625 görüşme gerçekleştirildi.
Bu yıl 90 markanın yeni tasarımlarıyla katılacağı etkinlikte farklı ülkelerden alıcıların İstanbul’da ağırlanması planlanıyor. Güleç, uzun vadeli hedeflerinin İstanbul’u dünyanın önde gelen tasarım merkezlerinden biri haline getirmek olduğunu belirtti.




