Gübre atığından nadir toprak için yeni ortaklık
Gübre atığından nadir toprak üretilecek Phalaborwa projesinde Neo ve Rainbow ortaklık kurdu; kritik elementler Avrupa’daki mıknatıs zincirine girecek.
Güney Afrika’da uzun süredir yüzeyde bekletilen gübre üretimi atıkları, elektrikli araç ve savunma sanayisi gibi alanlarda kullanılan kritik elementler için yeni bir kaynağa dönüşebilir. Neo Performance Materials ile Rainbow Rare Earths, Phalaborwa projesi kapsamında teknoloji geliştirme ve ürün alımını içeren bir mutabakat zaptı imzaladı.
Atık sahası stratejik kaynağa dönüşecek
Projenin hammaddesini, geçmişte fosforik asit ve gübre üretiminden geriye kalan fosfojips yığınları oluşturuyor. Sahada yaklaşık 35 milyon ton malzeme bulunması, Phalaborwa’yı geleneksel bir maden projesinden ayırıyor. Hammadde zaten yüzeyde yer aldığı için kapsamlı kazı, kırma ve cevher çıkarma işlemlerine ihtiyaç duyulmuyor.
Rainbow Rare Earths, fosfojips içindeki neodimyum, praseodimyum, disprosyum ve terbiyum gibi yüksek değerli elementleri kimyasal yöntemlerle ayrıştırmayı planlıyor. Bu elementler; elektrikli araç motorları, rüzgâr türbinleri, endüstriyel otomasyon sistemleri ve çeşitli ileri teknoloji uygulamalarında kullanılan yüksek performanslı kalıcı mıknatısların temel girdileri arasında bulunuyor.
24 Eylül’de duyurulan anlaşmaya göre Neo Performance Materials, Phalaborwa’da üretilecek ayrıştırılmış neodimyum-praseodimyum oksidin yıllık miktarının yüzde 40’ına kadarını satın alma hakkına sahip olacak. Şirket ayrıca disprosyum ve terbiyum içeren karışık karbonat üretiminin yüzde 65’ine kadar olan bölümünü de alabilecek.
Neo’nun rolü ürün alımıyla sınırlı kalmayacak. Şirket, son ayrıştırma aşamasında kullanılacak solvent ekstraksiyon sisteminin tasarımına ve teknik geliştirme çalışmalarına katkı sunacak. Testlerin önce Neo’nun Estonya’daki tesislerinde, ardından Johannesburg’da kurulacak daha büyük ölçekli pilot sistemlerde yürütülmesi planlanıyor.
Yeni maden açmadan üretim planı
Phalaborwa projesinin öne çıkan özelliklerinden biri, yeni bir maden sahasının işletmeye alınmasını gerektirmemesi. Nadir toprak elementleri taşıyan fosfojips, geçmiş üretim faaliyetleri sırasında zaten yüzeye çıkarılmış durumda. Bu nedenle geleneksel madencilikteki kazı, taşıma, kırma, öğütme ve cevher zenginleştirme aşamalarının önemli bir bölümü devre dışı kalıyor.
Rainbow Rare Earths, bu yapının yatırım ve işletme maliyetlerini azaltabileceğini ve projenin klasik nadir toprak madenlerine kıyasla daha hızlı geliştirilebileceğini değerlendiriyor. Mevcut planlamaya göre tesisin yılda ortalama 2,2 milyon ton fosfojips işlemesi ve yaklaşık 16 yıl faaliyet göstermesi öngörülüyor.
Proje hesapları, yılda yaklaşık 1.850 ton ayrıştırılmış neodimyum-praseodimyum oksit üretilebileceğine işaret ediyor. Ağır nadir toprak elementleri tarafında ise yıllık yaklaşık 80 ton disprosyum ve terbiyum ile 140 ton itriyum üretimi öngörülüyor.
Bu rakamlar henüz kesin üretim kapasitesi olarak kabul edilmiyor. Rainbow Rare Earths teknik çalışmalarını ve kesin fizibilite sürecini sürdürüyor; nihai kapasite yatırım kararı ve tesis tasarımına bağlı olarak değişebilir. Buna rağmen projenin ölçeği, özellikle Çin dışındaki nadir toprak tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek isteyen şirketler açısından dikkat çekiyor.
Ürünler Avrupa’daki mıknatıs zincirine bağlanacak
Anlaşma, Neo Performance Materials’ın Avrupa’da geliştirdiği üretim ağı bakımından da önem taşıyor. Şirket, Estonya’daki yeni kalıcı mıknatıs tesisinde eylül ayında ticari üretime başladığını ve ilk ürünleri büyük bir elektrikli araç motoru müşterisine gönderdiğini açıklamıştı.
Tesisin ilk aşamada yıllık yaklaşık 2 bin ton üretim kapasitesi bulunuyor. Neo, ikinci aşamayla kapasiteyi yaklaşık 5 bin tona yükseltmek için mühendislik çalışmalarını sürdürüyor. Phalaborwa’dan sağlanacak ürünlerin yalnızca hammadde olarak satılması değil, Neo’nun Avrupa’daki ayrıştırma ve mıknatıs üretim zincirinde kullanılması hedefleniyor.
Ancak 24 Eylül’de açıklanan mutabakat, henüz bağlayıcı ve nihai bir tedarik sözleşmesi niteliği taşımıyor. İki şirket, ticari koşulları kesinleştirecek anlaşmalar için görüşmelerine devam ediyor.




