Türkiye Tedarik Zincirinde Alternatif Merkez Olma Yolunda

Gürsel Baran, Türkiye’nin tedarik zincirinde alternatif merkez olma potansiyelini vurguladı.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği günümüzde Türkiye’nin alternatif bir merkez olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Baran, bu süreçte üretim alanında katma değerli sektörlere yönelmenin, ihracatı çeşitlendirmenin ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemenin, küresel belirsizliklere karşı en etkili koruma olacağını vurguladı.

Mart ayındaki olağan meclis toplantısında konuşan Baran, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji arzını, ticaret yollarını ve dünya genelindeki fiyat dengelerini olumsuz etkilediğini belirtti. Petrol fiyatlarındaki artışın, üretimden lojistiğe, gıda sektöründen sanayiye kadar birçok alanda maliyetleri artıran bir zincirleme etki yarattığını dile getiren Baran, özellikle benzin ve motorin fiyatlarındaki yükselişin taşımacılığı, tarım üretimini, tedarik zincirlerini ve nihai tüketici fiyatlarını doğrudan etkilediğini kaydetti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının deniz taşımacılığı ve sigortacılık maliyetlerini artırarak küresel ticaret psikolojisini de şekillendirdiğini belirten Baran, tankerlerin boğazı geçememesi nedeniyle açıkta beklemenin sigorta primlerini yükselttiğini ve piyasalarda belirsizlik yarattığını ifade etti.

Baran, Türkiye’nin dengeli bir politika izlediğini ve sorunları akılcı bir şekilde çözme konusundaki yaklaşımını net bir şekilde ortaya koyduğunu aktardı. Türkiye’nin savunma sanayisi gücü ve diplomasi geleneğinin, bulunduğu coğrafyada barış ve istikrar adası olma özelliğini bir kez daha gösterdiğini belirten Baran, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, BAYKAR ve FNSS gibi gurur verici şirketlerle son 20 yılda elde edilen birikimin öneminin açıkça anlaşıldığını vurguladı. Türkiye’nin, dünya ekonomisini etkileyen bu gelişmeler karşısında güçlü üretim altyapısı, dinamik özel sektörü ve stratejik konumuyla ekonomisini dengede tutmak için çaba sarf ettiğini belirten Baran, “Avrupa ile Asya arasında köprü konumunda olan Türkiye, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir alternatif merkez haline geliyor. Küresel şirketler, üretim ve lojistik ağlarını çeşitlendirmek isterken Türkiye’yi daha fazla gündemlerine alıyor. Bu süreçte katma değerli sektörlere yönelmek, ihracatı çeşitlendirmek ve teknoloji odaklı büyümeyi desteklemek, küresel belirsizlikler karşısında en güçlü sigortamız olacaktır” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu