İklim Değişikliği İçin BM’de Küresel Adalet Çağrısı

BM’de liderler, iklim değişikliğinin deniz seviyelerini yükselttiğini ve kırılgan ülkeleri tehdit ettiğini belirterek adil, ortak ve hızlı eylem istedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, insan faaliyetlerinin tetiklediği deniz seviyesi yükselişine karşı uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen ilk bildirgeyi kabul etti. Kararın alındığı oturumda konuşan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ülkelerin ve kültürlerin sular altında kalmasına seyirci kalınamayacağını söyledi.

Bildirge, dağınık girişimlerin yerine sürdürülebilir, eşgüdümlü ve yeterli finansmanla desteklenen bir mücadele mekanizması oluşturulmasını amaçlıyor. Genel Kurul toplantıları sırasında çok sayıda lider, iklim değişikliğinin ekonomik ve insani maliyetlerine dikkat çekerek ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

İklim değişikliğini reddeden veya bir aldatmaca olarak niteleyen yaklaşımlara karşı çıkan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, konunun uluslararası gündemde yeniden öncelik kazanması gerektiğini belirtti. Lula da Silva, iklim mücadelesinin son dönemde G7 ve G20 toplantılarında geri plana itildiğini ifade ederek inkârcılığa karşı harekete geçme çağrısı yaptı. Himalayalar’daki buzulların erimesi ile güçlü bir El Nino olasılığının yağış, kuraklık ve orman yangınlarını artırabileceğini söyleyen Lula, Amazon bölgesinin de iklim değişikliği ve ormansızlaşma baskısı altında olduğunu kaydetti.

Nepal, iklim değişikliğinin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalan ülkeler arasında öne çıktı. Ağustos ayının son günlerinde yaşanan buzul çökmesi ve ardından meydana gelen sel felaketinde 1.300’den fazla kişi hayatını kaybederken yaklaşık 5 bin kişinin akıbeti henüz belirlenemedi. Nepal Dışişleri Bakanı Shisir Khanal, felaketi “Himalaya tsunamisi” olarak tanımladı ve daha büyük risklerin kapıda olduğunu söyledi. Khanal, iklim eyleminin yardım ya da lütuf değil, adalet meselesi olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi.

İklim mücadelesi ve ekonomik büyüme

Nepal gibi emisyonlara sınırlı katkı sunmasına rağmen iklim etkilerine karşı son derece kırılgan olan Bangladeş de deniz seviyesindeki yükselişin yaratacağı tehlikeye dikkat çekti. Bangladeş Başbakanı Tarique Rahman, yüzyılın sonuna kadar ülkenin kıyı bölgelerinin yüzde 12 ila 18’inin sular altında kalabileceğini ve bunun on milyonlarca kişinin geçim kaynağını etkileyebileceğini söyledi. Rahman ayrıca iklim kaynaklı kayıp ve zararların ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1’ine ulaştığını, gıda güvenliğinin de ciddi tehdit altında bulunduğunu belirtti.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ise devletlerin hem mevcut hem de gelecek nesillerin yaşamını korumak için küresel ısınmaya karşı somut adımlar atması gerektiğini ifade etti. Takaichi, iklim eylemi ile ekonomik büyümenin birbirine alternatif olmadığını, iki hedefin birlikte ilerleyebileceğini söyledi.

Küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısınan Avrupa’nın karşı karşıya olduğu tabloya da değinen Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, rekor sıcaklıkların artık günlük gerçekliğin parçası haline geldiğini belirtti. Von der Leyen, kayıtlara geçen en sıcak yazın geride kaldığını ancak gelecek yıllarla karşılaştırıldığında bu yazın daha serin kabul edilebileceği uyarısında bulundu.

Kırılgan ülkelerden adalet çağrısı

Küçük ada ülkeleri, yükselen deniz seviyeleri ve şiddetlenen fırtınalar nedeniyle kıyı erozyonu, toprak kaybı ve geçim kaynaklarının yok olması riskiyle karşı karşıya. Cabo Verde Başbakanı Francisco Carvalho, iklim değişikliğinin ülkesi açısından uzak bir tehdit olmadığını; ekonomiyi, gıda ve su güvenliğini, kıyıları ve toplumun geleceğini doğrudan etkileyen varoluşsal bir sorun haline geldiğini söyledi.

Fiji Devlet Başkanı Naiqama Lalabalavu da iklim değişikliğinin balıkçılık üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Tahminlere göre 2050’ye kadar Fiji’de kişi başına yıllık balık miktarı 41 kilogramdan yaklaşık 31 kilograma gerileyebilir. Lalabalavu, bu azalmanın yarısından fazlasının iklim değişikliğiyle bağlantılı olacağını belirtti. Pasifik sularında avlanan ton balıklarının doğuya, açık denizlere doğru kaydığını söyleyen Fiji lideri, kıyıya yakın yaşayan nüfusun ve yer değiştirmek zorunda kalan toplulukların durumuna işaret etti. Ona göre sıcaklıktaki yarım derecelik artış, bazı topluluklar için uyum sağlamakla başka bölgelere taşınmak arasındaki farkı ifade ediyor.

Gana da düzensiz yağışlar, kıyı kentlerinde erozyon ve hızlanan çölleşmeyle mücadele ediyor. Gana Devlet Başkanı John Dramani Mahama, haziran ayında Gana ve Batı Afrika kıyılarını etkileyen, 39 kişinin ölümüne yol açan aşırı yağışları hatırlattı. Mahama, eriyen buzullar, ani seller, kuraklıklar, rekor sıcaklıklar, yangınlar ve kasırgaların iklim değişikliğinin açık göstergeleri olduğunu belirterek, bu krizi küresel adalet ve hakkaniyet açısından en büyük sınav olarak nitelendirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu